Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Eşimin Ailesi ile Anlaşamıyorum

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:05    Güncellendi: 18.02.2025 22:05
EVLİLİKTE “GENİŞ AİLE” SORUNLARI

Çift terapisine başvuru nedeni olarak en önde gelen konudur “geniş aile” problemleri. Çoğunlukla evlenme hazırlıkları sırasında başlar sorunlar. Farklı gelenekler; beklentiler derken çiftlerin en mutlu günleri zehir olabilir. Bazen çok yakın kültürlerden gelen kişilerin hatta yakın akrabaların bile aileleri çok farklı beklentiler içinde olabilirler. Üstelik sadece ailelerin değil bizim evlilikten beklentilerimiz bile ailelerimizden öğrendiklerimizin etkisiyle eşimizinkinden çok farklı olabilir. Her iki taraf da kendi geleneklerinin ve kendisine göre haklı beklentilerinin yerine getirilmesini bekler. Bu sırada büyük kırgınlıklar ve kızgınlıklar başlar.

Örneğin 26 yıllık evli bir çiftin konuşmasına bakalım:
-“Beni almaya geldiğinizde sadece iki araba gelmiştiniz. Çok utanmıştım. Bunu nasıl düşünemediğinizi anlamıyorum. Bunu hiç unutmayacağım.”
-“Ya zaten bizim aile o kadar ne yapsaydık.”
-“Komşunuzda mı yoktu. Millet kornalar vurarak gelir. Kornaya basmak da mı aklınıza gelmedi?”
-“Bastılar zaten.”
-“Bizim aileden kimse duymamış nedense..”

Hikaye burada başlar ama yılan hikayesine döner. Sonra gelinden beklenenler; kaynanadan beklenenler; damattan beklenenler; uzar gider bu liste. Kime sorsanız haklıdır beklentilerinde. Haklıdırlar elbette ama kime göre? Kendilerine göre. Bu konuda sonu gelmez tartışmalar yaşasalar da bir yere varamayacakları bellidir. Peki bu sorunların çözümünün püf noktaları yok mudur? Vardır elbette:

Burada biraz esneme ve olgunluğa ihtiyaç vardır. Eğer karşı tarafın geleneği bizim için uygulanması zor değilse sırf eşimiz mutlu olsun diye yapmayı seçebiliriz. Veya değilse ve bizim katı bir noktamıza denk geliyorsa eşimiz bizim için esneyebilir ve belki de bunu da yapıversek olur diyebilir. İki taraf da katıysa sonucu ciddi tartışmalar olacaktır. Hatta pek çok kişi bu noktada evlilikten vazgeçebilir. Esnek olma becerisi bir olgunluk belirtisidir. Aslında esneyemiyorsak bu evliliğe hazır olmadığımız anlamına da gelebilir. Çünkü en çok evlilik esnemeyi ve olgunluğu gerektirir. Eğer bunu yapamıyorsak bu ailemizden yeterince özgürleşemediğimiz anlamına da gelebilir.

Aileden yeteri kadar ayrışmamış bireyler kendi bireysel kimliğini yeterince geliştirememiştir ve ailenin beklentilerini sorgulayamazlar. Ailelerini mutlu edebilmek için kendi beklentilerini ve ihtiyaçlarını geri plana atabilirler. Her ne kadar toplumumuzda bu “hayırlı evlat” kavramıyla karşılansa da aslında sağlıklı bir yetişkinden beklenen tavır değildir. Elbette ailelerimize gerekli olduğunda “hayır” diyebilmek ailelerimizin bize verdiklerini taktir edebilmeyi ve onlara karşı her zaman duyarlı olmamızı engellememeli. Sağlıklı ayrımlaşma sürecini tamamlamış bir birey bunu yaparken hem ailesini hem de kendi ihtiyaçlarını ve seçimlerini korumakta zorlanmaz. Tabi eğer ailesi bu yetişkine hala çocuk gözüyle bakıyorsa ya da aşırı bağlı bir aile yapısı varsa bu yetişkinin ailesine hayır demesi o kadar kolay olmaz. Çoğu çocuk anne babasının kalbini kırmaktansa mutsuz olmayı göze alabilir. Pek çok kişi ailesini kırmadan “hayır” demenin mümkün olmadığını düşünür. Kendi ailesinin beklentileri ile eşinin ve yeni kurduğu ailenin beklentileri arasında sıkışır kalır.

Evlilik terapisinde "geniş aile" problemleri ile ilgili her ailenin kendi yapısına özgü çözüm yolları birlikte geliştirilebilir. Bazı aileler bu sorunların çözümünün imkansız olduğunu düşünürken; terapi sonunda aslında akıllarına gelmeyen fakat sandıklarından daha kolay olan çözüm yolları karşısında şaşırmaktadırlar. Bu sorunların çözümünden sonra çiftler birbirlerine hiç olmadıkları kadar yakınlaşmış hissedebilmekte ve geleceğe umutla bakabilmektedirler.

Uzm.Psk.Bilge Çapoğlu
Çift ve Aile Terapisti