Özgül Öğrenme Güçlüğü; bir çocuğun zekası normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen; dinleme; düşünme; anlama; kendini ifade etme; okuma- yazma veya matematik becerilerinde yaşıtlarına ve zekasına oranla düşük başarı göstermesidir.
Zekanın normal veya üzerinde olması kriteri aileler için büyük soru işareti oluşturmaktadır. Bir yandan çocuğun başarısızlığının zeka geriliğinden kaynaklanmadığını bilmek aileyi rahatlatırken; diğer yandan "Peki ama zeka normalse; hatta normalden de iyiyse neden çocuğum hala sınıf seviyesini yakalayamıyor?" sorusunu da beraberinde getirir.
Zaten tanım gereği çocuğun zihinsel yeteneği olmasına rağmen; akademik açıdan gerilik göstermesi; öğrenme güçlüğünün en dikkat çeken özelliğidir. İşte tam da bu yüzden bir çok çocuk için öğrenme güçlüğü okula başladıkları zaman ve akademik beceriler kazanmakta başarısız olduklarında fark edilmeye başlanır. Fakat öğrenme güçlüğünün okul öncesi dönemde de birtakım belirtiler gösterdiği düşünülmektedir. Özgül Öğrenme Güçlüğünün Okul Öncesi Belirtileri: Her çocuğun gelişim düzeyi farklıdır ve normal gelişim gösteren çocuklar da aşağıda sayacağım belirtilerin bir kısmını gösterebilirler. Öğrenme güçlüğü olan bir çocuğun ebeveyni olarak bu makaleyi okuyorsanız; içlerinden bir kısmını tecrübe ettiğinizi hatırlayacaksınız diye düşünüyorum.
- Yaşıtlarına göre daha geç konuşurlar. -
- Kelimeleri doğru bir biçimde telaffuz etmekte zorlanırlar.
- İnce motor becerileri zayıf olduğu için çizme; boyama gibi etkinliklerde zorlanır; çizgilerin dışına taşırmadan boyama kitaplarına ilgi göstermezler.
- Düğme ilikleme; ayakkabı bağcığını bağlama gibi becerileri daha geç öğrenirler.
- Bisiklete binme; atlama; zıplama gibi aktivitelerde sık düşebilirler.
- Renk; sayı; şekil gibi kavramları öğrenmede zorluk yaşarlar.
- Yaşıtlarıyla oyun kurmakta zorlanırlar; kendilerinden daha küçük veya daha büyük olanlarla oynamayı tercih ettikleri görülmüştür.
Özgül Öğrenme Güçlüğünün Okul Dönemi Belirtileri Özgül öğrenme güçlüğü olan çocukların özellikleri birbirinden farklılık gösterir. Öyle ki her çocuğun kendine özgü davranış örüntüleri bulunmaktadır. Literatürde sık gözlenen birtakım okul dönemi belirtileri işe şunlardır. (Yukarıda belirtmiş olduğum gibi normal gelişim gösteren çocuklarda okula başlangıç döneminde bazı belirtileri göstermiş olabilirler.)
- Okuduğu veya dinlediği bir hikayeyi anlatırken başını sonunu karıştırır.
- Haftanın günlerini veya ayları sırayla sayabilse de Mayıstan sonra hangi ay gelir sorusuna cevap veremeyebilir.
- Okuma hızı bakımından yaşıtlarından geridir.
- Bazı harflerin seslerini yanlış çıkarır.
- El yazısı okunaksızdır.
-Tahtada yazanları defterine geçirirken gecikir veya yanlış yazabilir.
-Yazarken noktalı ve noktasız harfleri karıştırabilir. (ı-i; o-ö; u-ü gibi)
-Sık karıştırılan bazı harfler ise b-d; m-n; g-ğ; k-g dir.
-Cümleye büyük harf ile başlamayı; özel isimlerin ilk harfini büyük yazmayı unutabilir.
- Matematiksel sembol ve işaretleri karıştırır. (+ ve – işareti gibi)
-Dört işlem becerisi zayıftır. -
- Problemin çözümünde kullanacağı işleme karar vermekte güçlük çeker.
- Sağ-sol karıştırır.
- Sıklıkla eşyalarını kaybeder.
- Ödevlerini hatalı veya eksik alır.
- Zamanını organize etmekte güçlük çeker.
- Ders çalışırken sık mola vermeye ihtiyaç duyar.
- Kendini ifade etmekte güç yaşar ve derslere katılımı azdır.
- Ayakkabı bağcığını bağlama; makas kullanma; ipe boncuk dizme gibi ince motor beceri gerektiren faaliyetlerde zorlanır.
Ailelere Öneriler: Eğer çocuğunuz öğrenme güçlüğü tanısı aldıysa ve bu makaleyi okuyorsanız öncelikle sizi tebrik ederim. Bu demek oluyor ki; çocuğunuzun bir takım yetenekleri bakımından yaşıtlarından geride olduğunu fark etmiş ve bunu araştırmış; nedenini öğrenmişsiniz. Ayrıca bu durumu kabullenmiş veya kabullenmeye çalışıyor olmalısınız ve "Bu konuda ben ne yapabilirim? Çocuğuma nasıl yardımcı olabilirim?" sorusunu sormuşsunuz. Öncelikle unutmayın ki; her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar vardır.
Öğrenme güçlüğü tanısı almış olsun veya olmasın bütün çocukların hatta yetişkinlerin de iyi olduğu veya güçlük çektiği alanlar vardır. Kimi çocuğun sözel becerileri daha kuvvetliyken sayısal alanda zayıftırlar. Kiminin akademik başarısı göz doldururken sosyal becerileri geri planda kalmıştır. Bazı çocuklar ise; çok sosyaldir fakat fiziksel açıdan geride kalmışlardır. Biz yetişkinler de öyle değil miyiz? Kimimiz yemek yapmakta ustayız ama kimse bize ütü demesin! İş hayatında parlayan bir yıldızızdır da basit bir tamirattan bile hiç anlamayız. Bu nedenle önce çocuğunuzun zayıf ve güçlü olduğu yanları tespit edin. Zayıf olduğu alanları güçlendirmeye çalışın. Matematik alanda güçlük yaşıyorsa bu hiçbir zaman matematiği anlayamaz demek değildir. Seviyesine uygun biçimde ve konunun uzmanları tarafından verilecek bire-bir eğitimle daha iyi olduğunu göreceksiniz. Yalnız şunu unutmayın: Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar; özellikle de sınıf seviyesinin çok gerisinde kaldıkları bir ders için kalabalık bir kurs; dershaneye gönderilmemeliler. Çünkü buralarda da genel seviye baz alınarak işlenecek konular onun için daha fazla kaygı yaratabilir. Ayrıca çocuğu aldığı notlardan çok gösterdiği çaba için takdir etmelisiniz. İyi olduğu alanları güçlendirin: Evet; başarılı olduğu alanlarda da gelişmeye devam etmesine izin verin. Sık yapılan bir hata şudur: "Evet; çocuğum futbol oynamayı çok seviyor ama bunun ona faydası yok. Antremanlar vakit kaybı bunun yerine kursa; dershaneye gitsin." Tam aksine; çocuğunuz akademik alanda bir başarısızlık yaşıyorsa; güçlü olduğu başka alanlarda onu pekiştirin ki benlik saygısı zedelenmesin. Arkadaşlarına keyifle ve gururla anlatacağı başarı hikayelerini engellemeyin; ona destek olun. Çocuğunuzun öğrenme stilini belirleyin. Örneğin okuma alanında problem yaşıyorsa; öncelikle çocuğunuzun öğrenme stilini bilmek gerekir. Kimi öğrencilerin görsel; kimilerinin işitsel; kimilerinin ise kinestetik olarak öğrenmeye daha yatkın olduğunu biliyoruz.
Siz de çocuğunuza en uygun öğrenme stilini bulun. (bunun için bir uzmandan yardım alabilirsiniz.) Daha sonra da bu öğrenme stilinin gerektirdiği biçimde çalışması için uygun düzenlemeleri yapın. Mesela işitsel öğrenmede zorlanan çocuğunuza saatlerce de "sosyal bilgiler" anlatsanız bir işe yaramaz. Bunun yerine görsel olarak dikkat çekici hazırlanmış notlar onun ilgisini daha çok çekecektir. Öğrenme güçlüğü ile başa çıkmasını sağlayacak terapötik desteği;eğitimi almasını sağlayın. Bu eğitimler temel olarak çocuktaki görsel; işitsel; dokunsal ve kinestetik algıların geliştirilmesine; dikkat; bellek; ilişki kurma; motor faaliyetlerdeki becerilerin arttırılmasına odaklanmaktadır. Bütün bunlar konuşma; okuma; dinleme alanlarında çocuğu destekleyerek akademik anlamda gelişmesini sağlayacaktır. Eğitimde öğrendiği becerileri evde de size önerilen oyun ve etkinliklerle destekleyerek kalıcı olmalarını sağlayın. Çocuğunuzun bir şeyi yaparak ve yaşayarak daha iyi aklında tuttuğunu unutmayın. Eğitsel tedavi yavaş ilerleyebilen ve sabır gerektiren bir süreçtir. Onun hala yapamadığı şeylere odaklanmak yerine olumlu değişimini gözlemleyin ve bunu onunla paylaşıp; onu da yüreklendirin. Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Yalnızca akademik konularda değil; hiçbir konuda onu başkalarıyla kıyaslamayın. "Bak Ali bile çarpım tablosunu ezbere biliyor; sen bu yaşta hala karıştırıyorsun." demek onun heves edip bir çırpıda öğrenmesine yardımcı olmayacağı gibi onu üzecek; güvenini kıracaktır. Genel prensip; her zaman yapabildiklerine odaklanmak ve onu pekiştirmektir. Son olarak; bu durumun beyindeki yapısal ve işlevsel bir durumdan kaynaklandığını unutmayın ve başaramadığı şeyler için onu suçlamayın; yargılamayın. Bu durum zekadan bağımsız olarak; çocuğunuzun bazı konuları öğrenmek için sadece daha çok zaman ve çabaya ihtiyaç olduğu anlamına gelmektedir. Her anne baba gibi çocuğunuz için en iyisini istediğinizi biliyorum. Ona ve size faydalı olacağını umduğum bu makaleyi okuduğunuz için teşekkürler