Dondurma çocukların yaz ile ilgili hayallerini dolduran en çok sevilen ve tüketilen gıda. Ancak bilinen bir gerçek var ki alerjik çocuklar; sağlıklı çocuklara kıyasla daha kolay solunum yolu hastalıklarına yakalanmakta ve bunları daha zor atlatabilmekte. Dolayısıyla anneler alerjik olan çocuklarının dondurma yiyip hasta olmasından doğal olarak endişe etmekte ancak öte yandan çocuklarının bu yöndeki yoğun istek ve baskısı karşısında da çaresiz kalmakta.
Acaba dondurma yemek sağlıklı mı? Çocuklar için dondurma yemeye başlama zamanı ne olmalıdır? Ne sıklıkla yenmelidir? Isırılarak mı? Yalanarak mı yenmelidir? Sütlü mü ; meyvelimi olmalıdır? Çikolatalı olmasının bir sakıncası var mıdır? Tüm bu sorular birçok annenin kafasını kurcalamaya başlamıştır bu günlerde.
Dondurma deyince akla ilk soğuk olması ve boğazı soğutması ve boğaz enfeksiyonlarına yatkınlık sağlaması gelir. Çok sıcak yaz aylarında bu soru çok fazla akla gelmez ancak henüz okulların kapanmadığı ve solunum yolu enfeksiyonlarının halen çocuklar için sorun oluşturduğu bu bahar aylarında çocuklara dondurma yeme izni verilmeli midir? Sorusuna birçok anne yanıt aramakta.
Bu konuya şu şekilde açıklık getirmek gerekir. Üst solunum yolu enfeksiyonları ile mücadelede bağışıklık sistemi hücreleri savunma mekanizmasını oluşturur. Savunma hücreleri de damarlar yolu ile kanla boğaza ulaşır. Soğuğun damarları büzüştürücü etkisi çoğu kişi tarafından bizzat gözlenmiş bir durumdur. Soğukta eller morarır ve soğur. Aynı şey boğaz için de geçerlidir.Soğuyan boğazda kan damarları büzüşür ve savunma hücreleri dokulara daha az ulaşmaya başlar. Eğer bir viral enfeksiyon hali söz konusu ise ve dondurma yenmişse bunun üstesinden gelmek vücut için zorlaşacaktır çünkü büzüşen damarlar nedeniyle savunma hücreleri o dokularda yeterince bulunmuyordur. Bu nedenle çocukların şu mevsimde dondurmayı yalayarak yutmadan önce ağızda eriterek yemesi en sağlıklısı olacaktır. Sıklık çocuğun hastalanma sıklığı ile ters orantılı olmalıdır. Yoğun alerji yaşayan ve çok sık hasta olan bir çocuğa okul ve enfeksiyon dönemi bitmeden dondurma vermekten tam olarak kaçınılması önerilirken; hafif alerjik olup fazla sık hastalanmayan bir çocukta sıklık artırılabilir. Ancak bu sağlıklı beslenme ögelerinin tüketilmesini engellemeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Günde bir iki top dondurmanın yalayarak tüketilmesinde bu çocuklar için bir sakınca sıklıkla olmaz.
Alerjik çocuklar eğer astım belirtileri yaşıyorsa;hastalığın yüzde 80 reflü ile birlikte seyrediyor olması söz konusudur. Bu çocuklarda yüzde 60 hiç belirti olmazken;ki buna sessiz reflü adı verilir; bazı çocuklarda iştahsızlık; karın ağrısı;mide bulantısı; geğirme; hıçkırık; gece diş gıcırdatma gibi belli belirsiz yakınmalar reflüye işaret edebilir. Bu yakınmaların farkında olunması ve eğer hastalıklar sırasında ses kısıklığı da yaşanıyor olması halinde reflü varlığından şüphe etmek hem ailelerin hem de doktorların sorumluluğu olmalıdır.Bu çocuklar için kafein zehir yerine geçer. Kafein mide asit salgısını artıran ve mideyi saran kasları gevşeten bir maddedir. Kahve; çay; buzlu çay ve buzlu kahve; kolalı içecekler bol kafein içerirler. Ancak astımlı çocuklar için gizli ancak en büyük tehlike çikolatadır. Çikolatanın içeriğini oluşturan kakao; kahve ile aynı çekirdekten gelen bir gıdadır ve yoğun kafein içerir. Çikolatayedikten sonra hasta olan bir çok alerjik çocuk vardır. Bu ancak dikkat edilirse fark edilir. Kesin olan bir şey daha vardır ki çikolata ve kakaolu gıdaları tüketmeyen alerjik / astımlı çocuklar çok daha az hasta olmaktadır. Bu nedenle dondurma seçimi yapılırken kakaolu olmamasına özen gösterilmesi gerekir.
Reflü sorunu yaşayan bir grup çocukta fark edilmeyen gizli bir süt hassasiyeti yaşanıyor olabilir. Süt hassasiyeti gerek alerjik mekanizmalarla gerekse gıda intoleransı mekanizmaları üzerinden sorun yaratabilir. Her iki durumda da süt tüketiminin artması halinde kusmaya meyil ve reflü yaşanabilir. Bu nedenle reflü sorunu yaşayan alerjik astımlı çocukların gizli bir inek sütü hassasiyeti açısında araştırılması gerekir ve eğer hassasiyet saptanırsa süt tüketiminin kısıtlanması gerekir ki; bu durumda dondurma tercihinin sütlüden yana değil meyveliden yana kullanılması yerinde olur.
Sonuç olarak genellikle çok masum bir sütlü yaz tatlısı şeklinde görülen dondurmanın alerjik çocuklarda bilinçli tüketilmesi gerekir.Her alerjik çocuk kendi içinde özeldir ve kendine özgü beslenmesi esas olmalıdır.