Tiroid Kanserlerinde Tedavi Seçenekleri; Tedavi Yöntemleri ve Tedavi Stratejisi
Her tiroid kanserinde ameliyat ile tiroid bezesinin tümünün eksiksiz olarak çıkarılması zorunludur. Ameliyat ile tedavi tamamlanmaz; ameliyat tedavinin birinci aşamasıdır.
Ameliyat sonrasında radyoaktif iyot tedavisi; MIBG; radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.
Kanserin çeşidine göre değişmek üzere ameliyat sonrasında yapılacak tedaviler ile kanser tedavisi tamamlanır. Ancak hasta ömür boyunca takip edilir.
Tiroid Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşım
Tiroid kanserlerinin tedavisinde yeni anlayış tedavinin 3 aşamalı olduğunu ortaya koymaktadır:
2) Ameliyattan sonra papiller ve folliküler kanserde kanser boyutu ne olursa olsun muhakkak yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulanması; tiroid medüller kanserinde doz I-131 MIBG tedavisi uygulanması.
3) Ömür boyu süren düzneli takip ve gerektiğinde radyoaktif iyot tedavisinin tekrarlanması.
Tiroid Kanseri Tedavisi Ana Hatları
Tiroid kanserlerinde tedavi seçimi ve tedavinin başarısı; kanserin türüne ve yayılma derecesine bağlı olarak değişir.
Papiller tiroid kanseri ve folliküler tiroid kanseri; tedavisi doğru ve eksiksiz yapılmak şartı ile %100’e yakın oranda “tedavi edilebilen” kanserlerdir.
Medüller tiroid kanseri daha karmaşık ve daha ileri tedavi yapmak koşulu ile tedavi şansı son yıllarda çok artmış bir kanser türü iken anaplastik kanserde tedavi etkinliği özellikle gecikmiş vakalarda düşüktür.
Uzun yıllar süren tartışmalarda papiller ve folliküler tiroid kanserlerinin ameliyatında tiroidin ancak bir kısmını almak; “bir parçasını bırakarak bunun hastaya gerekli tiroid hormonu salgılamasını” beklemek savunulurdu.
Ayrıca; bu hastalara yüksek doz iyot-131 tedavisi de uygulanması zorunlu olmadığı söylenirdi.
Bu görüşün yanlışlığı ne yazık ki acı klinik tecrübelerle ortaya çıkmıştır. Bu görüşe artık hiç bir şekilde itibar edilmemelidir.
Tiroid Kanserlerinde Ameliyat
Tiroid nodülü ameliyatlarından önce İİAB yapılması ve bunun sonucunda kanser olduğunun belirlenmesi hastaya en uygun koşullarda ameliyat yapılması imkanı verir.
Ayrıca; kanser şüphesi yüksek hastalarda ameliyat sırasında hızlı mikroskopik inceleme (frozen) yapılması uygun olur.
Ameliyat sırasında hızlı mikroskopik inceleme ile hastada kanser olup olmadığı ortaya konulduktan sonra ameliyatın genişletilip tiroid bezesinin tümünün çıkarılması en uygun cerrahi stratejidir.
Kanser ameliyatlarında; tiroidin çevresindeki lenf düğümleri de alınmalı ve mikroskopik olarak kanserin bu düğümlere sıçrayıp sıçramadığı ortaya konmalıdır.
Ameliyat sonrasında kanser olduğu anlaşılan ve tiroid bezesinin bir kısmı çıkarılmadan bırakılmış hastalarda; kanserin boyutuna bakılmaksızın ikinci bir ameliyatla tiroid bezesinin geriye kalan bölümü de tümüyle çıkarılmalıdır.
Aksi halde daha sonra yapılacak tedavi de eksik kalır ve etkili olamaz.
Tiroid Kanserlerinde Tiroid in Tümüyle Çıkarılması Zorunlu Mu?
Evet. Gerekirse ikinci ameliyat muhakkak yapılmalıdır.
Kanserin boyutu ne olursa olsun tiroid bezesi tümden çıkarılmalıdır.
Aksi halde daha sonra uygulanacak tedaviler etkili olmaz.
Ülkemizde yaygın olarak tercih edildiği şekliyle; ilk ameliyatla tiroid bezesinin çoğunu çıkarıp geriye kalan bölümünü düşük doz radyoaktif iyot-131 ile yakmak ikinci ameliyat kadar etkili bir seçenek sunmaz.
Tiroid Kanserinde Ameliyat Sonrası Tedavi Ana Hatları
Papiller Kanser ve Folliküler Kanser’de Ameliyat Sonrasında Tedavi:
Hastada tiroid bezesi tümüyle çıkarıldıktan sonra özel olarak kurşun ile zırhlanmış bir hastane odasında hastalara yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulanır.
Böylece ameliyat öncesinde; ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında tiroid bölgesinde kalan ve vücudun başka yerlerine dağılmış olan “kanser hücrelerinin” ortadan kaldırılması amaçlanır.
Eğer tiroid kanseri başka bir yere gitmiş ve orada “yayılma” (METASTAZ) yapmışsa bu durumda daha da yüksek doz radyoaktif iyot-131 uygulamaktan ibarettir.
Hastaların ameliyat sonrasında radyoaktif iyot-131 tedavisi öncesinde tüm vücudunu taramak ve takiben yüksek doz tedavi verdikten sonra tüm vücudu bir kez daha taramak daha kesin sonuçlar vermektedir.
Tedavi dozu 150 mci (MİLİKÜRİ)nin altında olmamalıdır.
Gereken vakalarda aradan 6 ay geçtikten sonra tekrar yüksek doz iyot-131 verilebilir.
Verilecek toplam dozun sınırı genellikle toplam 2000 mCi civarındadır.
Ancak; vücudunun her yerine kanser yayılmış ve hayatı tehlikeye girmiş bir hastada bu sınır aşılabilir.