CİNSELLİK her insanın kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Cinselliğin tam olarak gelişimi; temas; mahremiyet; duygusal ifade; zevk; şefkat; aşk gibi temel insan ihtiyaçlarının doyumuna bağlıdır. Cinsellik; birey ile sosyal yapılar arasındaki etkileşim aracılığıyla oluşur. Cinselliğin tam gelişimi bireysel; kişilerarası ve toplumsal mutluluk/iyilik için temel gereklerden biridir.
CİNSEL HAKLAR özgürlüğe; onura ve her bir insanoğlunun eşitliğine dayalı evrensel insan haklarıdır. Sağlık ana insan haklarından biri olduğuna göre cinsel sağlık da temel bir insan hakkı olmalıdır.
CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU ‘nun evrensel olarak kabul gören bir tanımı yoktur. M&Johnson cinsel işlev bozukluğunu insan cinsel yanıt döngüsünde tatminkar cinsel uyarılma ve/veya doyuma (orgazm) ulaşmada yetmezliğe yol açabilecek herhangi bir aksama olarak tanımlarlar. Yani cinsel yaşamından tatmin olmama ve bunun sürekli olması hali. Psikiyatride cinsel işlev bozuklukları cinsel yanıt döngüsünü belirleyen sürecin bozulması ya da cinsel ilişkide ağrı olması ile tanımlanır. Ve tanı konulmadan önce kişinin cinsel istek; beklentiler ve performansına yönelik tutumlarını etkileyebilecek etnik; kültürel; dini ve sosyal yapısı göz önünde bulundurulmalıdır.
CİNSEL TERAPİ; cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılan; “BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI PSİKOTERAPİ” tekniklerinin ön planda olduğu bir psikoterapi yöntemidir. İnsanda dört aşamalı cinsel yanıt döngüsünü tanımlayan W. Masters & V. Johnson; cinsel terapinin kurucuları olarak kabul edilmektedir. H S. Kaplan ise klasik davranışçı-bilişsel cinsel terapide psikodinamik bakışın da yer alabileceğini göstermiş ve “PSİKODİNAMİK YÖNELİMLİ CİNSEL TERAPİ” yi geliştirmiştir. Bu tedavi özellikle cinsel istek bozukluklarında uygulanmaktadır.
CİNSEL SORUNLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?
İnsan davranışı ve cinselliği BEDENSEL; PSİKOLOJİK; SOSYAL koşullardan etkilenir. Cinsellik salt cinsel organlara sınırlı değildir. Cinsellikle ilgili DUYGU; DÜŞÜNCEve çok kere hatalı olabilen YERLEŞMİŞ İNANÇLAR vardır. Cinsel sorunların ve bozuklukların ortaya çıkışında kişinin bedensel ve psikolojik özellikleri ya da ikili ilişkilerin dinamikleri etkili olabilir. Doğal olarak cinsel sorunların tedavisi de onun gelişmesine neden olan etkene göre değişebilir. Kişi ile görüşülerek sorunu ortaya çıkaran; yerleşmesine neden olanlar birlikte incelenir. Kişiye ve sorununa etkin olacak ilaç veya psikoterapiler seçilir.
Cinsel sorun; tıbbi veya biyolojik bir nedene bağlı gelişmişse tedavisi ilaç veya diğer tıbbi tedaviler olacaktır. Bu durumda böylesi bir tedaviyi; ürologlar; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ya da psikiyatristler yaparlar. Eğer cinsel sorun; psikolojik faktörlere bağlı gelişmişse veya tıbbi bir nedene bağlı olarak gelişmiş olsa bile psikolojik etkenler durumu ağırlaştırmışsa cinsel terapiler gereklidir. Cinsel terapileri ise cinsel terapi konusunda eğitim almış; psikiyatristler ve klinik psikologlar yapabilir. Bütün tedaviler gibi cinsel tedaviler de BİLİMSEL VERİYE DAYALI olmak zorundadır.
Yeni bir tedavi yönteminin uygulama alanına girmesi için bilimsel ve etik olarak tanımlanmış süreçlerden geçmesi; etkili olduğunun kanıtlanması ve meslek topluluğunca kabul edilmesi zorunludur. Cinsel tedavilerde kullanılan bir psikoterapi yönteminin belli bir bozukluk için etkin bir tedavi olduğuna; bilimsel ilkelere uygun bir dizi çalışma yapılarak karar verilir.
Son yıllarda dünyada cinsel sorunlar ve onların tedavilerinde önemli bir birikim olmuştur. Sevinerek belirtmeliyiz ki ülkemizde de; bu gelişmelerden haberdar olup onları uygulayan merkezler bulunmaktadır. Cinsel Terapilerin; Cinsel işlev bozuklukları için etkinliği 70´li; 80´li yıllarda bilimsel ortamlarda tartışılmış ve karşılaştırmalı araştırmaların bilimsel dergilerde yayınlanması ile 30 yıl önce kanıtlanmıştır. Dünyada ve Türkiye´de 1970´lerden beri “CİNSEL TERAPİ” ile VAJİNİSMUS ve ERKEN BOŞALMA olguları; CİNSEL İSTEKSİZLİK; ERKEKLERİN SERTLEŞME BOZUKLUĞU VE KADINLARIN UYARILMA ve ORGAZM BOZUKLUKLARIgibi cinsel işlev bozuklukları başarıyla tedavi edilmektedir.
Cinsel terapi; kısa süreli ve soruna odaklı bir psikoterapi yöntemidir. Cinsel tedaviler ortalama olarak 2-4 ayve 6-10 seans sürer. Kişiye göre bir iki görüşme ile kısa zamanda düzelen vakalar olabildiği gibi; bir iki yıl tedavisinin sürmesi gereken vakalar da olabilir. Tedavi süresi ve seans sayısı çiftin veya bireyin yaşadığı sorunun özelliklerine; kişilerin tedavi motivasyonlarına; çiftin ilişki yapısına; ek sorunların varlığına göre değişmektedir.
Cinsel sorunları olanlarda uygulanan ve etkinliği bilinen cinsel tedaviler aslında ÖZEL BİR ÖĞRENME BİÇİMİDİR. Bu öğrenme sürecinde kişiye temel olarak şunlar öğretilir:
v Cinsel bilgilendirme; cinsellikle ilgili yanlış inanışlar (cinsel mitler) üzerinde çalışma; davranış düzenlemeleri;
v Cinsel beceri artırımına yönelik tekniklerin egzersizler verilerek uygulanması;
v Cinsel işlev bozukluğuna özgü modifiye edilmiş tekniklerin egzersizler verilerek uygulanması;
v İçgörü kazanılmasına yönelik psikoterapi tekniklerinin kullanılması
v Çiftin ilişki sorunları üzerinde çalışılması
v Genel olarak psikoterapilerde ve özellikle de cinsel tedavilerde kişiye mahrem ve güvenli bir öğrenme ortamı oluşturulur.
v Bu ortamda kişi kendi denetimi altında kendisini; kimliğini; bedenini; ilişkisini keşfetmeye cesaretlendirilir.
v Bu keşif ve öğrenim kişinin özelliklerine göre değişen bir süratte ve derece derece olur.
v Cinsel sorunun ilaçla tedavisi yapılırken de hasta ile hekim arasındaki ilişkinin önemi vardır. Bazen psikoterapi veya cinsel terapinin bir parçası olarak uygulanır.
v Zira cinsellik salt bedensel bir sorun değildir
Uz.Dr. Sevilay ZORLU
Psikiyatrist & Psikoterapist