Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

BESLENME REHBERI

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 20:24    Güncellendi: 18.02.2025 20:40
  • Anne sütünün bileşimi

    Bebeğin doğumunu takiben annede östrojen ve progesteron hormonlarının seviyeleri düşmeye başlar ve vücut prolaktin denen süt üretimini sağlayan hormon düzeyini arttırır.

    Bebek memeye dokunduğunda oksitosin hormonunun etkisiyle anne sütü meme ucuna itilerek çocuğun ağzına akmaya başlar.

    Anne sütünün besleyici içeriği; sütün üretim basamağına göre; anneden anneye; günden güne ve beslemeden beslemeye değişir. Sütlenme döneminin üç aşaması vardır.

    Kolostrum

    Emzirmenin ilk günlerinde koyu sarımsı bir sıvı olarak üretilir. Bu süt yüksek değerli protein; mineral ve koruyucu faktörler (antikorlar);koruyucu hücreler içerir.


    Geçiş sütü

    Süt akmaya başladıktan sonra yüksek konsantrasyonlu protein ve mineraller düşme gösterir. Enerji düzeyi; yağ ve laktoz ise yükselir. Geçiş dönemi yaklaşık iki hafta sürer.


    Olgun süt

    Olgunluk sütü; renk olarak açık ve yoğunluk olarak incedir. Her ne kadar olgun anne sütünün yapısının içeriğinde gün içinde ve emzirme süresi içinde değişiklikler olsa da; süt üretiminin bu aşaması en sabit basamak olarak dikkate alınır ve bu yüzden anne sütünün içeriği olarak referans kabul edilir.

    Emzirme süresince de sütün bileşimi değişir;

    Ön süt; ince ve suludur ve bebeğin susuzluğunu giderir. Emzirmeye başlandığında ilk gelen süttür ve yağ oranı düşük ancak süt şekeri yüksektir (laktoz).

    Son süt; emzirme sürdükçe yağ oranı artar ve süt son süte dönüşmeye başlar. Yağ bakımından zengindir; enerji için kalori sağlar ve bebeğin gelişimine yardımcı olur. Bebek geliştikçe besin ihtiyaçlarını karşılaması için son süt alması önemlidir. Bir meme tam olarak boşalmadan diğerine geçilmemelidir.


    Anne sütünün faydaları

    Bir bebeği beslemek için seçilecek en doğal ve en doğru yol onu emzirmektir. Anne sütü bebeklerin gelişebilmeleri için gerekli tüm besinleri içerir. Hiçbir besin ve mama anne sütünün yerini tutamaz.

    Bebek için doğal; uygun; doğru sıcaklıkta ve hazmetmesi kolaydır.

    Bulaşıcı hastalıklara karşı ona bağışıklık kazandırır. En ucuz aşıdır.

    Emzirme aynı zamanda anne ile çocuk arasında çocuğun ruhsal ve duygusal açıdan sağlıklı gelişmesini etkileyen yakın bir ilişkinin doğmasına yardımcı olur. Anne gerek fiziksel gerek ruhsal dengenin kurulması ve korunması açısından büyük önem taşır.

    Bebeğin emme hareketi kanda süt üretici hormonların serbest dolaşımını sağlar. Bu da süt bezlerinin faaliyetlerini canlandırmanın yanı sıra rahmin de normal haline dönmesini hızlandırır.

    Emziren annenin vücudu emzirmeyen annelere kıyasla daha çabuk doğum öncesi ölçülerine döner.

    Annenin kemik yapısını sağlamlaştırıp ileri yaşlardaki kemik kırıklarını önler

    Az emzirilen bebeklerde diyabet gelişim riski daha yüksektir.

    Emzirme; annenin de bebeğin de benimsemesi ve iyi öğrenmesi gereken bir sanattır.

    Bu nedenle ilk anda bazı aksiliklerle karşılaşsanız bile sabırlı olmalısınız. Bebek üç aylık olduğunda anne sütünde hafif bir azalma olabilir; bebek emmeye devam ederse yeniden bir artma olur.

    Hayatının ilk 6 aylık döneminde bebeğiniz anne sütünden başka bir gıdaya ihtiyaç duymaz. İnsan sütü başlıca besleyicilerin hepsini yeterli miktarda içermektedir.


    Doğum öncesi emzirmeye hazırlık


    Anne adaylarının vücudu süt üretimine doğal olarak hazırlanmaya başlar. Hamilelikte meme bakımında özel bir şey yapmaya gerek yoktur. Gebeliğin dördüncü ve beşinci aylarından itibaren prolaktin ismindeki süt üretiminden sorumlu hormonun salgılanmaya başlaması ile memeler süt üretme yeteneğine sahip olur.

    Meme bakımı için özel bir şey yapılması gerekmez. Ama meme dokusu büyüdükçe memeye gerekli desteği sağlayan ve sıkmayan; daha büyük numara sutyen kullanılması uygun olur. Meme temizliği için sabun; losyon ve alkol gibi irritan maddeler kullanılmamalıdır. Sadece ılık su ile temizlik yapılmalıdır.

    Gerçekten içe dönük meme başı ile sık karşılaşılmamasına rağmen meme başlarında bu sorun olan anneler doğum uzmanınca değerlendirilip gerektiği durumlarda gebeliğin son üç ayında tedaviye alınır.


    Emzirmenin etkili bir şekilde başlaması ve sürdürülmesi için doğumdan sonra yapılması gerekenler

    · Bebek doğumdan hemen sonra çıplak olarak annenin çıplak göğsüne konulmalı ve arama refleksi başlar başlamaz ilk emzirme sağlanmalıdır.

    · Bebeğe tıbbi endikasyonlar (gereklilikler) dışında emzirme öncesi hiç bir besin verilmeden ilk olarak kolostrumu emmesi sağlanmalıdır.

    · Bebek gece ya da gündüz her istediğinde ve istediği sürece emzirilmelidir.

    · Anne ile bebek aynı odada kalmalıdırlar.

    · Emzirilen bebeğe ilk 4-6 ay su dahil başka hiç bir gıda verilmemelidir.

    · Bebekte emme refleksinin en kuvvetli olduğu an doğumdan sonraki 20-30 dakikadır. Bebek bu sürede emzirilmezse emme refleksi geçici olarak zayıflar ve bu zayıflama 1-1.5 gün devam eder. Bu nedenle bebeğin doğduktan sonra ilk yarım saatte anne memesine konulması çok önemlidir.


    Emzirme tekniği


    Bebeğinizi emzirirken size en yakın duruşu benimseyin. İlk bir kaç gün yana doğru yatıp bebeğinizi kolunuz üzerine yaslayıp emzirmek size rahat gelebilir.

    Daha sonra bir koltukta oturarak sırtınızı yumuşak bir yastığa ayaklarınızı da bir tabureye dayayarak bebeğinizi emzirmeniz daha çok hoşunuza gidecektir.

    Bebeği emzirmeye başlamadan önce ellerinizi sıcak suyla yıkayın. Göğüs uçlarınızı temizleyin. Bebeğe önce bir memenizi verin ve on dakika emzirin sonra diğerini vererek on dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeye bebeğin en son emdiği göğüsten başlayın.

    Bebeğiniz süt gereksiniminin önemli bir bölümünü emzirmenin ilk bir kaç dakikasında alacaktır fakat sütün devamlı oluşabilmesi için bebeğin her iki göğüsle de emzirilmesi şarttır. Bebekler içgüdüsel olarak meme emmeyi bilirler. Ama ilk günler meme ucunu bulmakta güçlük çekebilirler. Göğsünüzün ucunu başparmağınızla orta parmağınızın arasına alıp bebeğin ağzına vererek ona yardımcı olun.

    İyi beslenebilmesi için bebeğin ağzını tamamen açması ve sadece göğüs ucunu değil göğsün koyu renkli bölgesinin tümünü dudaklarıyla kavrayarak meme emmesi gerekir. Göğüs uçlarını parmak uçlarınızla bastırarak süt akışını hızlandırabilirsiniz. Meme verirken göğsünüzün bebeğin nefes almasını engellememesine dikkat edin.

    Genellikle bebeğiniz doyduğunda kendisi karar verip memenizi bırakacaktır. Bazı bebekler özellikle de daha çabuk yoruldukları ilk günlerde daha uzun süre anne göğsünde kalmayı; anneleriyle cilt cilde temas etmeyi ve onun kokusunu daha uzun süre hissetmeyi tercih ederler. Lütfen telaşlanmayın ve bu konudaki endişenizi doktorunuza aktarın.


    Emzirme etkisiz ise; Meme ile bebeğin yanak ve çenesi arasında mesafe vardır ve bebek sadece meme başını tutmaktadır. Bebek çok sayıda; kısa süreli; hızlı ve yüzeysel emme hareketler yapmaktadır. Yeterli miktarda süt gelmediği için bebek huzursuzdur;


    Bebeğin sadece meme başını emmesi halinde; Meme başı zedelenir; anne meme başında acıma hisseder. Süt gelmesi ve sütün yapılması yeterince uyarılamaz. Süt gelmediği için hayal kırıklığına uğrayan bebek emmeyi reddeder.Pek çok anne bebeğini anne sütüyle beslemeyi istemiş olmasına rağmen meme başları acıdığı için emzirmekten vazgeçer. Bu nedenle emzirmenin henüz başlangıcında iken bebeğin memeyi doğru bir şekilde kavrayıp kavrayamadığının kontrol edilmesi çok önemlidir. Sadece meme başını emen bir çocuk; eğer uygun bir pozisyon verilirse; kısa sürede memeyi kavramasını öğrenir ve meme başındaki acıma ortadan kalkar. Ancak bu süre uzadığı takdirde anneye sabırlı olması söylenerek cesaret verilmelidir. Bebek ağlar; memeyi almak istemez; reddeder. Anne meme başında acıma hisseder.


    Emzirme sıklığı


    Bebeğiniz sizi; ihtiyacı olduğu zaman emecektir. Acıktığı zaman ağlayacak; yeterince aldığı zaman da beslenmeyi durduracaktır. Bebeklerin çok küçük mideleri vardır; bu yüzden de beslenme zamanında sadece üstesinden gelebilecekleri kadar ufak miktar alırlar. Sonuç beslenme sayılarında sıklık. ilk bir kaç haftada; yeni doğan bebeğiniz 24 saatlik zaman dilimi içinde 8 -12 beslenmeye ihtiyaç duyar. Bu da her 2 - 3 saatte bir beslenme demek; ve genelde gece boyunca 1 -2 defa olur. Bebeğinizin beslenme saatleri arasında dinlenmeye ve yediklerini sindirmeye ihtiyaçları vardır. Bu zaman aralığı da sütünüzün tekrar dolmasına yardımcı olur. İlk aydan sonra emzirme sıklığı günde 6 -7 defaya düşer.

    Her emzirme genellikle yaklaşık 10 -20 dakika arasındadır. Başlangıçta bebeğiniz biraz arsızca (doyumsuzca) davranacaktır; fakat; doydukça ve yoruldukça daha sakin bir şekilde emecek ve durgunlaşacaktır. Bebeğinizin yeterince beslenip beslenmediğini görmenin en iyi yolu; aylık kilo; boy ve baş çevresi artışının düzenli olarak takip edilmesidir.


    Anne sütünü arttırmanın yolları


    İlk 6 ayda anne sütü; bebek için gerekli tüm besinleri içerir ve beraberinde başkaca bir gıda verilmesi gereksizdir. Emzirme; anne ile bebek arasındaki ilişki kalitesinin en yüksek seviyede olmasını sağlayan psiko-sosyal ortamı yaratır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha seyrek görülür. Ayrıca anne açısından bakıldığında ise; annede meme ve yumurtalık kanseri gelişme olasılığını azalttığı saptanmıştır.

    Bebeğinizin sağlıklı gelişmesini; büyümesini ve hastalıklardan en iyi şekilde korunmasını istiyorsanız; bebeğinize mutlaka anne sütü vermelisiniz; yani doğal beslenmeden uzaklaşmamalısınız. Ayrıca her annenin kendi sütü bebeğinin erken; zamanında veya geç olarak doğmuş olmasına bağlı olarak içeriği değişmekte; sonuçta: her annenin sütü özellikle kendi çocuğunun en ideal besin kaynağı olmakta ve başkaca hiç bir besin onun yerini dolduramamaktadır. Ancak annelerin büyük bir çoğunluğu; önemli bir yanılgıya düşmektedirler; bunun en büyük sebebinin annelerin bebeklerine karşı duydukları aşırı sevgi ve koruma isteğine bağlı olmasına karşın; sonuçta bebeklerine istemeden çok büyük bir zarar vermektedirler. Bu yanılgı; bebeğin doymadığı kanısıyla ek gıdalara başlanmasıdır. Unutulmamalıdır ki; ağlamanın tek sebebi acıkmak değildir; bunun birçok sebebi olabilir. Örneğin; bebek daha çok kucaklanmak sevilmek isteyebilir; bazı bebekler memeyi sırf keyif için emmek isterler veya bebeğin bir rahatsızlığı olabilir (gaz sancısı; ateş vs.). Bebeğinize kendi sütünüzün yetmediğine lütfen tek başınıza karar vermeyiniz; bu karar için mutlaka bebeğinizin doktoru ile görüşmelisiniz.


    Sütünüzün Yeterince Gelmesi İçin Azami Dikkat Göstermeniz Gereken Konular


    Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlamak; ayrıca emzirme eğitimi için çocuk hekimine gitmelisiniz.

    Sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden; bebeğinizi doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirmelisiniz.

    Bebek doğduğu andan itibaren istedikçe emzirilmelidir. Yenidoğan bebekler genellikle 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır. Sık emzirme bol süt gelmesini sağladığı gibi; göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler.

    Emzirmeden önce veya sonra ticari mama; inek sütü ya da başka gıdaların verilmesi; bebeğin aldığı süt miktarını azaltır. Bu durum da daha az süt gelmesine neden olur. Bu tür ek gıdaları; bebek 6 aylık olmadan başlamamak gereklidir.

    Başkaca sıvılar vermek için biberon kullanılmamalıdır; bebeğin meme emmesini tümüyle kesebilir. Biberonun gerektirdiği emme şekli meme emilmesinden daha farklı ve kolay olduğu için biberonu tercih etmelerine neden olabilir.

    Geceleri emmek isteyen bebeği annenin emzirmesi çok önemlidir. Bu durum hem bebeğin psikolojik dengesinin sarsılmaması hem de annenin süt veriminin artması açısından son derece önemlidir. Geceleri emzirmenin anne açısından güçlüğü nedeniyle babanın ve aile büyüklerinin bu konuda anneye yardımcı ve destek olması çok yararlı olacaktır. Zaten bu durum ikinci-dördüncü ayın sonuna doğru yavaş yavaş ortadan kalkacak ve geceleri emme ihtiyacı azalacaktır. Ancak bu konuda bazen aileler büyük bir yanlışlık yapmaktadırlar. Geceleri emzirmek yerine biberon ile beslemektedirler. Böylece hem annenin süt verimi azalmakta; hem çocuğa mikrop kaynağı olabilecek doğal olmayan beslenme yapılmakta; hem de bebek en yararlı olan anne sütünden mahrum bırakılmaktadır.

    Gün boyu çalışan anneler mamaya geçmeye alternatif olarak sütlerini sağarlar. Bu süt daha sonra kullanmak için buzdolabında en fazla 24 saat boyunca veya derin dondurucuda üç aya kadar muhafaza edilebilir. Buzu çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır. Sağılan süt siz işte iken bebeğinizin maması olarak kullanılabilir.

    Anne bebeğini emzirdiği dönemde kendi beslenmesine de özel bir önem göstermelidir. Emziren anne; günde en az iki litre sıvı; en az iki bardak süt içmeli veya yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerini yemelidir. Protein gereksinimini karşılamak için kuru fasulye; nohut; mercimek gibi kuru baklagiller; et; tavuk; balık gibi yiyeceklerden her öğünde yemelidir. Bol bol sebze ve meyve ihmal edilmemelidir. Ayrıca sütünün az geldiği düşüncesinde olan annelerin şekerli gıdalardan ( pekmez; bal; reçel gibi...) daha fazla tüketmesi tıbben tam kanıtlanmış olmamakla birlikte faydalı olacaktır.

    Emziren annenin ruhsal yönden desteklenmesi; huzurlu bir ortam sağlanması ve mutlu edilmesi de son derecede önemlidir.

    Her emzirmede; bir önceki beslenmede en son verilmiş memeden başlanmalıdır.

    Bebeğin emme gücüne bağlı olmakla birlikte her emzirme yaklaşık 20-30 dakika sürmelidir.

    Yenidoğan döneminde emzirmenin başarılı sayılma kriterleri

    Besleme sıklığı günde 8 ile 12 kez arasındadır (bebek her defasında iki memeyi birden emmek zorunda değildir).

    Bebek ilk iki günde en az 1-2 bez ıslatmış olmalıdır. Eğer varsa pembe ürat kristalleri (hazır bezdeki aileler tarafından yanlışlıkla kanama zannedilen pembelik) üçüncü günden sonra kaybolmalıdır. Üçüncü günden sonra günde 4-6 adet hazır bez ıslatmış olmalıdır. Günde en az 3-4 dışkılama olmalıdır. Dışkı miktarı bir yemek kaşığı ya da daha fazla olmalıdır. Üçüncü günden sonra yumuşak;sarı dışkılama 4 (eğer büyükse) ile 10 (eğer küçükse) arasında olmalıdır. Bebeğin emmesi ritmik bir şekilde duyulmalıdır. Bebeğe bir taraftaki emmesi bitene kadar izin verilmelidir (emme süresi anne ve bebeğin tercihine göre değişebilir).

    Bu durumlarda annenin ve bebeğin ilgili hekim tarafından değerlendirilmeleri gerekir

    Üçüncü günden sonra günde 6 bezden daha az ıslatması. Üçüncü günden sonra siyah; yeşil ya da koyu kahverengi dışkılama olması. Günde 3-4 sarı dışkılamadan az olması (dördüncü günden bir aya kadar). Günde 8 kezden daha az beslenmesi. Bebeğin sürekli bakım ister; daima aç ve hiç bir zaman memnun görülmemesi. Bebeğin istisna olarak "iyi"olması; nadiren ağlaması ve 4-6 saatten fazla kesintisiz uyuması. Sütün gelmesi; ancak yutma sesinin duyulmaması. Meme başının çoğu emzirmede ağrılı ve hassas olması. Memelerde belirgin tıkanma olması (memeler çok serttir ve emzirmeden sonra yumuşamaz). Bebeğin günlük tartı artışının 20-30 g’dan az olması. Bebeğin doğumdan sonra onuncu günde doğum tartısına ulaşamaması.

    Memede oluşabilecek mastit ve mantar enfeksiyonu gibi durumlar vakit geçirmeksizin tedavi edilmeli; emzirmeye ara verilmesi önlenmelidir.

    Hastane kaynaklı patojenlerin oluşturduğu mastitler dışında emzirmenin devam etmesi gereklidir. Emzirmenin bebeğe bir zararı olmadığı gibi ;oluşacak bir meme absesinin de önüne geçebilir.

    Meme absesi oluşmuşsa; absenin olduğu taraftan emzirme yapılmamalı; sağlam memeden emzirmeye devam edilmelidir.

    Memenin ve meme başının büyüklüğü emzirmeyi etkilemez. Meme büyüklüğünü belirleyen salgı bezleri değil; yağ dokusu miktarıdır. Bu nedenle meme büyüklüğü ne olursa olsun tüm anneler yeterli süt üretebilirler. Emzirme pozisyonu uygun olan bir bebek meme başı küçük de olsa meme başını uzatarak etkili bir şekilde emebilmektedir. Meme başının düz ya da çökük olması sorun yaratabilir. Meme başları çökük olan anneler son üç aydan başlayarak günde bir kaç kez meme başı masajı yapmalıdırlar. Bebeğin emdikçe çökük olan meme başını çıkartacağı da unutulmamalıdır.

    Emzirme öncesi ve sonrasında memelerin temizlenmesi ya da yıkanmasına gerek yoktur. Bu işlemler meme başı ve aerolanın tahriş olmasına neden olabilir. Aeroladaki Montgomery tüberküllerinden salgılanan yağlı; kokulu;antibakteriyel madde memeyi doğal olarak korur.

    Emziren anneler ellerini her emzirmeden önce bol su ve sabun ile yıkamalıdırlar.

    Doğum Sonrası Ek Besin Vermenin Kabul Edilebilir Medikal Nedenleri :

    · 1500 g’ın altında doğum ağırlığı ya da 32 haftanın altında gestasyon yaşı

    · Potansiyel ağır hipoglisemi ile birlikte SGA (gebelik yaşına göre düşük tartılı bebek)

    · Annenin ağır hasta olması (psikoz; eklampsi ya da şok gibi)

    · Bebeğin doğumsal metabolizma bozukluları (galaktozemi; fenilketonüri ve maple şurup hastalığı gibi)

    · Bebeğin akut sıvı kayıpları

    · Annenin emzirme için kontrendike ilaç kullanması (onkoloji ilaçları;antiepileptikler;antipsikotikler gibi)

    Hasta annenin emzirmesi

    Hasta iken emzirmenin hiçbir sakıncası yoktur; anne rahatsızlığının belirtilerini fark etmeden onlar zaten bebeğe geçerler. Anne vücudunun hastalığa karşı oluşturduğu antikorlar sütüyle birlikte bebeğe geçer ve bebeğin hastalığa karşı savunmasını sağlar.Basit sağlık problemleriniz dışında doktorunuza danışarak beslenmeyi sürdürünüz. Ancak bazı hastalıkların gerektirdiği tedaviler (radyasyon tedavisi;antipisikotik tedavi;kemoterapi; narkotik ilaçlar v.b.) emzirme ile uygun düşmezler. Bu hallerde emzirme kesilmelidir(aldığınız ilaçların emzirmeye engel olup olmadığını mutlaka hekiminize danışın). Alınan bazı ilaçlar kana geçtiği gibi süte de geçebilir ve bebeğiniz için aşırı dozlara ulaşabilir. En basit ilaç bile beklenmeyen bir etki yapabilir.

    Doktorunuza danışmadan kesinlikle ilaç kullanmayın.


    Ağrılı emzirme

    Emzirmede ağrının 2 nedeni olabilir. Birincisi ilk defa emzirecek bir anne için bu yeni deneyim hafif ağrılı olabilir. Ancak bu duyguya hemen alışılır.

    İkincisi ise bebeğin memeyi yanlış teknikle emmesi olabilir..

    Çözüm:

    · Bebeği meme ucuna tekniğe uygun yerleştir.

    · Bebek emerken meme ucu acırsa uygun pozisyonda mı diye kontrol et.

    · Memeni sabunla yıkama.

    · Bebek emmeyi bitirince:

    · Memeyi bırakıncaya kadar bekle.

    · Bebeğin memeyi bırakmasını istersen küçük parmağını bebeğin ağzının köşesinden sokarak memeni bastır. Sonra memeyi yavaşça çek.

    · Emme süresini kısaltmaya gerek yok.

    Bebeğin memeyi reddetmesi

    Sebepler

    · Bebek hasta olabilir.

    · Burnu tıkalı olabilir.

    · Ağzında pamukçuk vardır.

    · Bebek ememeyecek kadar küçük ve güçsüzdür.

    · Doğumdan sonra bebek anneden ayrı kalmış ve emzirme gecikmiştir.

    · Annenin işi ve hastalığı nedeniyle bebek uzun süre anneden ayrı kalmıştır.

    · Biberonla beslenen bebek anne memesi ile biberon ucundaki suni memeyi karıştırmıştır.

    · Anne sütünün yanı sıra su; şekerli su; mama verilmiştir.

    · Annenin süt salınması ile ilgili problemi vardır. Süt birden gelmiş ve bebek baş edemeyerek korkmuştur veya süt yavaş gelmiş ve bebek öfkelenerek emmeyi bırakmıştır.

    Çözüm

    · Bebeği doktora götür.

    · Her emzirme öncesinde bebeğin burun deliklerini serum fizyolojik ile ıslatılmış fitil haline getirilen pamukla temizle.

    · Bebek emmeye başlayıncaya kadar sütünü temiz kaba sağ ve gavaj- kaşıkla ver.

    · Sabırla emzirmeyi dene.

    · Sütünü sağ; kaşıkla verilmesini sağla. (Birkaç gün memeleri emzirmek sağmak veya emzirmek sütü artırır)

    · Biberonla beslemeyi durdur. Sütünü sağ; kaşıkla ver.

    · Anne sütünden başka yiyecek- içecek verme.

    · Her emzirmeden önce sağarak memeyi boşalt. Çok dolu olmasını ve birden akmasını önle. Sık sık ve bebeğini istediği süre emzirerek yeterince sütün olmasını sağla.

    · Emerken çok giydirme.

    İlk günlerde annenin sütü konusundaki endişeleri


    Doğumun hemen ertesinde memeler boştur. Memelerin ilk günlerde boş olmasını çoğu anne endişe ile karşılar. Neden emzirmediği sorulduğunda “Daha sütüm gelmedi” cevabını verir. Halbuki ilk günlerde az da olsa süt yapımı olur. İlk gün oluşan süte ağız adı verilir.

    Bu sütün bebeğe mutlaka verilmesi gerekir. Bebek emmeye devam ettiği sürece hayatın 3.-4. gününden itibaren süt bollaşmaya başlar.

    İlk günlerde süt gelmiyor diye bebekler emzirilmezse süt gelişi gecikir. Bu duruma meydan vermemek için doğumdan hemen sonra başlamak üzere bebekler sık sık emzirilmelidir. Böylece süt yapımı artar ve memeler gerginleşir.

    Memelerin gerginleşmesi anne tarafından hissedilir ve sütün yeterli yapıldığını anne anlar. Ancak ilerleyen haftalarda bebeklerin çok iyi emmesinden dolayı memeler çok iyi boşaltıldığı için yumuşama ve gerginliğin kaybolması durumu ortaya çıkar. Bu durum normal bir olaydır.

    Aslında süt yapımı halen yeterli bir düzeydedir ama memelerin bu şekilde yumuşamasını anneler yanlış algılayıp sütünün azaldığından yakınırlar. Bu yanlış inanış sonucunda acele ile ek gıdaya başlarlar.

    Sonuçta anne sütü kaybedilir. Gerçekte ise aylar ilerledikçe memede yapılan süt miktarı giderek artar. Bu artış hayatın 6. ayına kadar devam eder; bebeğin su dahil bütün gereksinimini karşılar. Anneler memedeki yumuşamanın normal olduğunu bilmelidirler.


    Emzirmede gözlenen anneye ait sorunlar


    Özellikle ilk çocuğu olan ilk annelerde görülen bu sorunlar ilk haftalarda ortaya çıkar.


    Memelerin şişmesi ve rahatsızlık yaratması: Doğumdan sonra süt yapımının başlamasına bağlı olarak memelerde en çok ikinci ve yedinci günler arası şişlik ve gerginlik oluşur. Bu his anneler tarafından bir rahatsızlıkmış gibi algılansa da aslında süt üretiminin bir belirtisidir. Memeye kan ve lenf akımının artmasına bağlıdır. Bu şişlik ve gerginliğin ileride problemlere yol açmaması için bebek sık sık emzirilmelidir.

    Hastane doğumlarında anneler çeşitli nedenlerle bebeklerini daha az emzirdiklerinden memeleri yeterli derecede boşalmaz. Sonucunda memede süt birikimi oluşur. Memenin biriken süt ile gerginleşmesi sonucu bebeğin memeyi tutması zorlaşır. Daha çok süt birikimi olur. Memeler iyice sertleşir ve ağrımaya başlar. Ağrı duyusu nedeni ile anneler bebeği daha az emzirme yoluna giderler. Bu durum memeleri daha kötü hale getirir. Bu tür memelerde mastit ve apse gelişme ihtimali oldukça fazladır.

    Öncelikle memelerin bu derece şişmesi önlenmelidir. Bunun tek yolu da sık emzirmekten geçer. Bu yüzden emzirmeye doğumdan sonra mümkün olduğu kadar erken başlanmalıdır. Sık sık emzirilerek memelerin ileri derecede şişmesi önlenmelidir.

    Tedavide en iyi yol emzirme sıklığının artırılmasıdır. Memelerin aşırı derecede sertleşmesi sonucu bebek memeyi tutamıyorsa veya tutmasına rağmen yeterli şekilde boşalma sağlanamıyorsa memeler elle veya pompa ile sıkılarak boşaltılır. Bu yöntemle memeler yumuşatılabiliyor ise geri kalan işleme bebek devam etmelidir. Sıkılarak veya pompa ile çekilerek bebeğin tutabileceği yumuşaklığa erişebiliyorsa bebek sağılan süt ile beslenmelidir. Bu tür beslenmede biberon kesinlikle kullanılmamalıdır. Sağılan süt fincan veya kaşıkla bebeğe verilmelidir. Sağma işlemine memeler yumuşayıncaya kadar devam edilir.

    Ayrıca emzirmeden önce ılık; nemli kompres yapılması ve yine ılık bir duş alınması süt akışını kolaylaştırır.


    Süt ateşi: Memeleri gerginleşen annelerde gözlenebilir. Biriken sütün anne kanına karışması sonucu ortaya çıkar. Genellikle 24 saat kadar devam eder. Ateş kendiliğinden geçer. 48 saatten uzun sürmesi durumunda enfeksiyon yönünden inceleme gereği doğar.


    Meme uçlarında ağrı: Tek nedeni bebeğin meme tutuşunun hatalı olmasıdır. Ağrıdan dolayı anne bebeğini daha az sıklıkla veya daha kısa süreli emzirir. Sonuçta süt yapımı azalır. Memeler sabun ile temizlenmemelidir. Bebeğin memeyi kendiliğinden bırakması beklenmelidir. Tedavide memenin doğru tutulması esastır. Meme usulüne uygun tutulursa ağrı kısa sürede geçer. Memenin dinlendirilmesi yanlış bir uygulamadır. Krem veya başka ilaçların kullanılmasının yararı olmadığı gibi bazen ağrıyı daha da arttırabilir.

    Meme uçlarındaki çatlak: En önemli nedeni bebeğin emzirilme tekniğinin yanlış olmasıdır. Öncelikle tutuş tekniği düzeltilmelidir. Bebek emzirilmeye ağrıyan memeden başlanılmalıdır. Memenin mümkün olduğu kadar fazla zaman hava ile teması sağlanmalıdır. Emzirilme sonunda gelen sütün bir kısmı meme üzerinde bırakılmalıdır. Çatlak olan taraftan emzirilme mümkün olmuyorsa sütün sağılması yoluna gidilmelidir. Emzirmeye daha az hassas olan memeden başlanmalıdır. Emzirme sonrası memeler su ile durulanmalı; havalandırılarak kurulanmalıdır. Meme başı kuruduktan sonra elle sıkılarak memeden damlaması sağlanan birkaç damla süt hafifçe meme başına sürülüp kendiliğinden kuruması sağlanmalıdır. Meme ucunda çatlak ve ağrı olmasında bir başka nedende memenin nemli bırakılmasıdır. Bu nedenle emzirme sonrası memenin kuru tutulmasına özen gösterilmelidir. Sızıntıların memeyi ıslatmaması için sık ped değiştirilmeli ve emzirme aralarında hava ile temas sağlanmalıdır. Yüzeysel bir iltihap için antibiyotikli krem kullanılması gerekirse emzirme öncesi meme durulanmalıdır. Bir aydan sonraki meme ucu enfeksiyonlarının en önemli nedeni ise mantar enfeksiyonlarıdır.

    Meme ucu kısalığı: Anneler meme ucu kısalığı nedeni ile bebeklerini emziremeyeceklerini düşünür. Aslında emzirme için meme başının uzun olmasına gerek yoktur. Emzirme meme başından yapılmadığı için meme başının uzun olması bir avantaj sağlamaz. Ağız içine sadece meme başı değil areolanın büyük bir kısmı girmesi gerektiğinden emzirme için meme başına fazla ihtiyaç yoktur. Bebeğe meme verilmeden önce meme ucu etrafındaki areola iki parmakla yandan hafifçe tutularak çekildiğinde bebeğin ağzına girecek bir şekil aldığı görülür. Areolanın bebek ağız içerisinde bu şekilde tutularak sokulması başarılı bir emzirme sağlayacaktır.

    Meme kanallarının tıkanması: Memede üretilen süt meme başına ince kanallarla taşınır. Bu kanalların tıkanması sonucunda o bölgelerde ağrı ve sertlikle birlikte olan topaklanmalar ortaya çıkar. Tedavi memelerin sık sık boşaltılması ile sağlanır. Bu işlemi bebeğin yapması tercih edilir. Bu nedenle bebeğin sık sık anneyi emmesine izin verilir. Emzirmeye kanalların tıkalı olduğu meme tarafından başlanmalıdır. Yeterli boşalma sağlanamıyorsa elle veya pompa ile boşaltma işlemi sık sık yapılmalıdır. Tıkanmanın olduğu yere yukarıdan meme başına doğru nazikce sıvazlama yapılmalı ve bu işlem sık sık tekrarlanmalıdır. Annenin istirahat etmesi sağlanmalıdır. Ilık duş alınması da işe yarar.

    Mastit: Kanalların tıkanması uygulanan yöntemlere rağmen giderilememişse meme dokusunda enfeksiyon gelişebilir; iki haftadan önce nadiren görülür. Mastit oluştuğunda meme dokusunda şişkinlik; hassasiyet ve kızarıklık olur. Ateş görülebilir. Mastit emzirmeye engel oluşturmaz. Mastitli anne emzirmeye devam etmelidir. Mastitli memeden emme bebeğe ilave risk getirmez. Emzirmeye sağlam memeden başlanıp diğer tarafa kendiliğinden süt gelince geçilmelidir. Emzirme mümkün olmuyorsa uygun şekilde sağma işlemi uygulanmalıdır. Bu işlemler yapılmadığı takdirde yani süt memede kaldığı sürece enfeksiyon yaygınlaşır ve süt üretimi azalarak kesilir. Uygun antibiyotik tedavisi gereklidir. Ağrı ve hassasiyeti azaltmak için parasetamol veya ibuprofen verilebilir. Enfekte meme üzerine ıslak sıcak havlu koymak yararlıdır. Bu işlem sık sık tekrarlanır.

    Emzirmenin bebeğe ait sorunları

    Bebeğin uykulu olması:Böyle durumlarda bebeği uyandırmak için şekil-1'deki hareket uygulanmalıdır. Bunun için bir elle bebeğin başı ve sırtının üst kısımları; diğer elle de bacakları tutulur. Bebek sırtından desteklenirken; bacakları oturur duruma getirilir. Bu işlem bebeği uyandırmak için birkaç kez tekrarlanır. Anne parmakları ile ilk gelen sütü hafifçe sağarak; bebeğin ağzına boşaltması; bebeğin yorulmadan ilk yudumu olmasını sağlar. Bu; bebeğin emme hareketlerinin başlamasına yol açar.

    Bebeğin huzursuz olması: Bebeğin huzursuz olduğu ve çok ağladığı (dolayısıyla yorgun olduğu) durumlarda da emmesi güç olabilir. Bunun için emzirmeye başlamadan önce; sakinleştirilmesi gereklidir.

    Biberonla beslenen bebek: Biberonun emziğine alışan bir bebek için; annenin memesini emmek oldukça güç bir iştir. Bu nedenle biberon verilen bebeklerin; daha sonra memeden emmeyi öğrenmeleri; biberonu tamamen bırakmaları zordur. Buna karşılık bebekler başlangıçtan beri annelerini emmeye alışmışlarsa; daha sonra herhangi bir nedenle kısa süreli biberon verilse bile annelerini daha kolay emerler. Anne bebeğini emziremiyorsa; eli veya aletle sağdığı sütünü biberonla değil; kaşıkla vermelidir.

    Meme ile boğuşan bebek: Özellikle memelerin iri olduğu durumlarda; bebek emerken burnu tıkanabilir ve rahat nefes alamaz. Bunu önlemek için emzirme pozisyonunun iyi öğrenilmesi gereklidir.

    Bebeğin bir memeyi daha az alması: Bu durum emzirme sırasındaki yanlış duruşlara veya bir memeden daha kolay ve çok süt gelmesine bağlı olabilir. Böyle durumlarda önce sütün bol geldiği meme emzirilerek; diğer memenin de refleks olarak sütle dolması sağlanmalı; daha sonra diğer meme emzirilmelidir. Bu başarılı olmazsa; sütün az geldiği tarafta sütün tamamen kesilmesini önlemek için. El ile veya aletle sağılmalıdır. Başarı sağlanamazsa annenin bir memesini emzirmesi de önerilebilir.

    Sütün fazla gelmesi: Memenin süt alma refleksinin fazla olması nedeniyle çok fazla sütün geldiği durumlarda; bebek bunu kolaylıkla yutamaz ve boğulur gibi olur; hatta bunu yutmaya çalışırken hava da yutar. Böyle durumlarda bol miktarda gelen ilk süt bir kaba alınmalı; bebeğin memeyi emerek boşaltmasından sonra; bu süt kaşıkla bebeğe verilmelidir. Sütün çok bol olduğu durumlarda; her beslenmede annenin bir memesini emzirmesi önerilebilir.

    Sezaryenle doğum: Sezaryenle doğum annenin emzirmesine engel değildir. Sezaryenli anneler normal doğum yapanlar gibi bebeklerini emzirebilirler. Ancak bu annelerin karşılaştıkları iki önemli sorun vardır.

    1- Annenin karnındaki ameliyat yerinin ağrısı; emzirmeyi unutturabilecek kadar fazla olabilir;

    2- Bebeğin emzirilebilmesi için kucakta tutulması zordur.

    Sezaryenden çıkan annelerin gerek anestezinin etkisinde olmaları; gerekse ameliyat nedeniyle hareketlerinin kısıtlanması nedeniyle desteklenmeleri gerekir. Genellikle bebek annesinin koltuğunun altına konan bir yastığın üzerine yatırılır ve emzirilir. Meme değiştirirken de hemşire yardımcı olur.Bebeğin serviste izlenmesi gerekiyorsa ve anne bebeğinin yanına gidemi yorsa; sık sık elle veya aletle memeleri sağılarak; sütün kesilmesi önlemelidir.Sezaryen geçiren annelerin emzirmeleri kendi sağlıkları için de yararlı olur. Çünkü emzirme ile salgılanan hormon rahmin normal büyüklüğüne daha kısa zamanda gelmesini sağlar. Ameliyattan sonra anneye düşük dozlarda verilen ve süte geçen ağrı kesiciler; bebek için genellikle zararlı değildir.

    İkiz bebekler: Bu bebeklerin beslenmeleri için iki misli anne sütüne gerek vardır ve annenin memeleri bu kadar sütü kolaylıkla yapabilir. Öncelikle annelerin bu konuda kendilerine güvenmeleri sağlanmalıdır.İkiz bebekler çeşitli sorunları nedeniyle hastanede bile yatsalar; örneğin biri doğrudan emzirilerek diğeri de sağılan sütle beslenebilir. İki bebeğin aynı anda veya ayrı ayrı beslenmeleri tamamen anneye kalmıştır.İkizlerin aynı anda emzirilmeleri hem daha pratiktir; hem de anneye zaman kazandırmış olur.İkizlerden biri daha büyükse emme kuvvetleri farklı olabileceğinden; her emzirmede bebeklerin emdikleri memenin değiştirilmesi önerilmektedir.Ayrıca daha aç gözüken bebek; daha dolgun memeden emzirilmelidir.Üçüz bebekler de ikizler gibi beslenebilir. Ancak annenin üç bebeği birden besleyebilecek kadar sütü olmayabilir.

    Erken doğmuş bebek: Erken doğmuş düşük kilolu bebeklerin emme refleksi zayı