Ozon tedavisi; medikal ozon gazının hastalıkları iyileştirmek veya tedaviye destek amacıyla kullanılmasıdır. 2. Dünya Savaşı ndan beri kullanılanozon tedavisi önce diyabetik ayaklarda; yanıklarda ve iyileşmeyen yaralarda uygulandıktan sonra şaşırtıcı iyileştirme özelliğinin keşfedilmesi sonucu tıp alanına girmiştir.
Ozon Tedavisinin; dünyada birçok ülkede tıbben kabul görmüştür. Bu tedavi birçok ülkede sağlık bakanlıklarınca da kabul edilmektedir.(Rusya; Almanya; İtalya; ABD; Küba; Çekoslovakya; Bulgaristan vs.) Türk Tabipleri Birliğince lokal uygulamalarından olan eklem içi uygulaması ve bel içerisine uygulama kabul görmüş olup TTB’nin ücret tarifesine de girmiştir.
Dünya için bu kadar önemli olan ozon; tıp dünyasında da günden güne çok daha önemli bir yer edinmektedir. Ozon tedavisi ile kanserden diyabete; tansiyondan böbrek rahatsızlıklarına kadar pek çok hastalığın tedavisinin desteklenmesinde kulanılmaktadır. Tedavide kullanılan ozon gazı medikal ozon jeneratörlerinde saf oksijenden üretilir. Üretilen ozon tedavide daima oksijen ile karışım halinde kullanılır.
Ozon tedavisi hiçbir ilacın sahip olmadığı kadar geniş bir uygulama alanına sahiptir. Yan etkisi olmayan ozon tedavisi herkese uygulanabilir. Yan etkisi olmadığı gibi hiçbir ilaç ile etkileşim de yapmaz. Bu nedenle ozon tedavisi oldukça pratik ve yararlı bir doğal tedavi yöntemi olarak başarı ile uygulanmaktadır.
Ozon üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir (O3). Ozon; atmosferde genel olarak iki atomlu halde bulunan normal atmosferik oksijene (O2) nazaran çok daha yüksek enerji taşıyan bir yapıya sahiptir. Ozon; atmosferin bir kaynağı ve oksijenin yüksek enerjili halidir. Gökyüzünün mavi renginin kaynağı olan ozonun dünyadaki yaşam için ne denli önemli olduğu son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Ozon oksijenin normal atmosferik birleşimine göre bazı farklılıklar gösterir. Oda sıcaklığında renksiz olan ozon gazının karakteristik bir kokusu vardır. Fırtınalı havalardan sonra; yüksek yerlerde veya deniz kıyısında doğal olarak oluşur ve hissedilebilir. Ozon gazının ismi bu karakteristik kokusundan dolayı Yunanca “koklamak” manasına gelen ‘ozein’den türetilmiştir. Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında keşfedilen ozon deniz seviyelerine yakın yerlerde 10 milyon hava partikülü başına bir partikül O3 (= 0.1 ppm = 200 µg/m³) konsantrasyonlarında duman şeklinde bulunur. Yükseklik arttıkça azalır. Mesela 2000 metre yükseklikte 0.03 – 0.04 ppm seviyelerine düşer. Çok güçlü okside etme özelliği vardır. Etkin bir dezenfektasyon maddesidir. Etkin dezenfektasyon özelliği sayesinde tüm dünyada içme sularındaki mikropları öldürmek amacıyla arıtma tesislerinde güvenle kullanılmaktadır.
Vücudumuz gün içinde binlerce metabolik olay yaşanır. Üretilen besinler; yararlı elementler ve enerjinin yanında atıklar da oluşur. Vücudumuzda biriken bu atıklar erken yaşlarda ter; idrar ve dışkı yoluyla vücuttan rahatlıkla atılabilirken; ileri yaşlarda bu atıkların atılımı kolay olmayabilir. Sigara; ilaçlar; görülen tedaviler; radyasyon; güneş ışınları; kötü gıdalar ve çevresel etkenlerle birlikte vücudumuzda oluşan toksinler giderek artar ve tabiri yerindeyse vücudumuz bir bataklığa döner. Dünyada geliştirilen bütün tıp sistemleri"vücuttaki toksinleri nasıl atarız"üzerine yoğunlaşmıştır. Kimisi bitkisel kürlerle; kimisi yiyeceklerle; kimisi çamur banyolarıyla vücuttaki toksin havuzunu boşaltmaya çalışır. Ozon tedavisi etkili bir ‘detoks’ yöntemidir.
Toksin Birikince Ne Olur?Vücudumuzdaki enerji akışı engellenir. Beyinden başlarsak yorgunluk; halsizlik; huzursuzluk; depresif belirtiler meydana gelir. Bağırsaklarda tembellik ve dışkılama bozuklukları; deride egzama; deri kuruluğu ve deri yaşlanması; eklemlerde kireçlenme gibi sorunlar ortaya çıkar.Bu enerji dağılımı onarılırsa bütün bu sorunlarda önemli seviyede iyileşme sağlanabilir.Ozon tedavisi bu iyileşmeyi sağlar.
OZON TEDAVİSİNİN ETKİLERİ
Ozon tedavisi bilimsel olarak kanıtlamış olan; fiziksel sorunlarımıza en temelden getirdiği çözümler sonucunda; ilk bir kaç seanstan sonra dahi görebileceğinizolumlu ve pratik etkilerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
Bütün bu faydaları daha uzun uzun sayabiliriz ancak ozon tedavisinin alanına giren hastalıklara göre etkileri çok uzun olacağından tümünü yazmak pek mümkün değildir. Belirtilen etkiler bazı rahatsızlıklar ve detoks amaçlı yapılan ozonterapi uygulamalarının sonucudur.
OZON TEDAVİSİNİN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR
DOLAŞIM BOZUKLUKLARINDA OZON TEDAVİSİ
Arteriel dolaşım bozukluklarında karşılaşılan diğer semptomların yanı sıra bacaklarda hissedilen soğukluk; kısa yürüyüşler sonrasında ayaklarda hissedilen ağrı alarm veren bulgulardır. Bu durum ozon tedavi için 40 yıldır çok önemli kullanım alanlarını oluşturmaktadır. Ozon tedavinin dolaşım bozukluklarındaki başarısı yapılmış birçok tıbbi çalışma ile kanıtlanmıştır. Ozon; klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kullanılabilmektedir. Yeni damar oluşumlarını artırır.
YAŞLANMADA OZON TEDAVİSİ
Yaşlı kişiler ozon tedavisine oldukça iyi yanıt verirler. Bütün klinik avantajlarının yanı sıra oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlar; bağışıklık sistemini harekete geçirir ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri harekete geçirir. Bunun ötesinde beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bu durumlarda fiziksel performansta azalma; yürüme güçlüğü ve baş dönmesi hissedilir. Tamamlayıcı tedavinin yanı sıra; ozon tedavi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır.
GÖZ HASTALIKLARINDA OZON TEDAVİSİ
Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları atrofik ve dejeneratif değişikliklerle gözü de etkilemektedir. Örneğin vizüel fokusun en keskin oluğu noktada; retina merkezinde meydana gelen senil makuler dejenerasyondan dolayı oluşan sekeller optik sinir atrofisine kadar giden çeşitli derecelerde etkili olmaktadır. Siena Üniversitesinde yapılan klinik çalışmalarda ozon tedavisi sonrası 6-8 ay içerisinde vizyonda iyileşmeler kaydedilmiştir. Tedavinin devam ettirilmesi halinde vizüel performansta artış gözlenmiş veya daha kötüye gidişin durduğu saptanmıştır.
CİLT MANTARLARI VE ENFEKTE CİLT LEZYONLARI
Ozonun mantar ve bakterileri yok edici özelliği; 100 yıl boyunca içme suyunun arıtılmasında başarılı bir şekilde kullanıldı. Bu özellikleri; bakteriyel enfeksiyonlu ayaklar; gövdedeki mantar enfeksiyonları; mukozaların fungal / mikotik enfeksiyonları gibi inatçı deri humusları ve mantarlarla savaşmakta tıbbi ozonu çok etkili bir tedavi ajanı yapar.
ENFEKTE YARALAR (ZOR İYİLEŞEN YARALAR)
Açık yatak yaraları (decubitus ülserler); alt bacağın ülserleri (Ulcus cruris); şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları ve gangren gibi enfeksiyonlu yaraların lokal tedavisi tıbbi ozonun klasik uygulamalarındandır. Burada öncelikle; mikropsuz ve temiz yaralar elde etmek için ozonun dezenfektan özelliğinden; diğer deyişle bakterisid ve fungisid etkisinden yararlanılır. Yaranın temizlenmesinden itibaren; düşük dozda ozon uygulayarak iyileşme süreci hızlandırılır.
BAĞIRSAK HASTALIKLARI
Proktit ve kolit gibi enflamasyonlu bağırsak hastalıkların özellikle erken dönemlerinde rektal ozon gazı verilmesi şeklinde yapılan lokal uygulamanın çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Birçok durumda arka arkaya 10 seans ozon uygulanması yeterli olur. 248 hasta üzerinde yapılan proktitis klinik çalışmasında hastaların %90’ı 10 seans sonunda iyileşmiş ve sadece %10’unda birkaç 10 seanslık uygulama gerekmiştir.
VİRÜSLERDEN KAYNAKLANAN HASTALIKLAR
Herpes simplex (facial herpes); Herpes zoster (shingles) virusları uçuğun her iki tipini oluşturur. Dudak uçuğu (HerpesLabialis); sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır; çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla ozonun kombinasyonu şeklinde tedavi edilir. Herpes zosterde ozonla tamamlayıcı uygulama faydalıdır; ozonlu su kompresleri ve ozonlu kan transfüzyonu şeklinde iki farklı yoldan tedavi edilebilir.
KARACİĞER ENFLAMASYONU
Karaciğerin enflamasyonu; tıbbi ozon için klasik tedaviler arasında sayılır. Kullanılan virüs öldürücü ilaçların yanı sıra rektal ve kan ozonlonması karaciğer hasarının iyileşmesini sağlar. Karaciğer yağlanmasında oldukça etkilidir. Hepatit A (HAV = hepatitis A virus) diğerlerine göre problemsiz ve tamamen iyileşebilirken; virüsün diğer şekli; hepatit B (HBV = hepatitis B virus); sıklıkla kronik bir şekilde seyreder. Burada klasik tıbbi tedaviye ek olarak ozonlu kan transfüzyonu ya da rektal yolla ozon/oksijen gazının kontrollü bir şekilde verilmesi ile başarılı sonuçlar alınmıştır. Aynı yöntemler ayrıca kuluçka süresi yıllar süren ve kronikleşene kadar bir karaciğer hastalığı olarak teşhis edilemeyen hepatit C hastalığına da uygulanır.
ENFLAMASYONLU VE DEJENERATİF EKLEM HASTALIKLARI
Enflamasyonlu eklem hastalıklarını üç evreye ayırdığımızda; özellikle evre 1 ve 2; bir başka deyişle ağır kemik deformasyonlarının olmadığı durumlar; medikal ozon uygulamalarına cevap verir. Gonartroz (diz eklemi enflamasyonu) ya da diz ve omuz eklemlerindeki aktif artritik form tedaviye cevap veren sınıfa dahildir. Standart tıbbi metodlara – spesifik egzersiz terapileri – ilave olarak bu gibi durumlarda intraartiküler ozon enjeksiyonu başarıyla uygulanır. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve kıkırdak metabolizmasını aktive etme özelliklerine ek olarak burada ozonun tamamıyla antienflamatuar özelliğinden faydalanıyoruz.
Yara tedavisi
ARTRİTİK VE ROMATİZMAL HASTALIKLAR
Kronik poliartritler (Artritik/romatizmal) durumlar iskelet veya kas sistemiyle ilgili pek çok ağrılı; fonksiyon kısıtlılığı da yapabilen hastalığı kapsamaktadır. Genel olarak medikal ozon uygulaması fizik tedavi ile beraber kombine olarak tamamlayıcı amaçla kullanılmaktadır. Romatoid artrit (kronik poliartrit) de yapılan çalışmalarda akut olmayan durumlarda ozon majör otohemoterapi tamamlayıcı olarak başarılıdır. Burada anti enflamatuar etkisiyle yarar sağlar.
ANTİ-AGİNG (yaşlanmanın durdurulması ve yeniden canlandırma); VE SPORCULARDA KULLANIMI.
Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu sayesinde kazandırdığı genel iyilik hali kişilere kendilerini yenilenmiş hissini vermektedir. İş hayatındaki stres; yoğun çalışma temposu; zihinsel ve bedensel yorgunluk ozon tedavisiyle etkin bir şekilde giderilmektedir. Profesyonel sporcular ve kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon fiziksel dayanıklılığı arttırmaktadır.
Ozon kronik ağrı durumlarında beynin ağrıya toleransını arttırır. Sinir harabiyetini düzeltir. Ağrıya karşı vücudun direncini arttırır.
Ozon iyi bir anti-aging ajanıdır. Cildin kan dolaşımını arttırır. Bağ dokusunu canlandırır. Hücreleri onarır.
Uçuğun her iki tipi virüsler tarafından oluşur. Dudakların uçuğu (herpes labialis) sık sık tekrar eden ve nahoş bir hastalıktır. Çok başarılı bir şekilde diğer tıbbi metotlarla ozonun kombinasyonu şeklinde tedavi edilir. Ozonlu su kompresleri ve ozonlu kan transfüzyonu şeklinde iki farklı yoldan tedavi edilebilir.
OZON TEDAVİSİ İLE ZAYIFLAMA
Birçok hastalığın tedavisinden tamamlayıcı rol üstlenen ozon tedavisi günümüzde zayıflama alanında da oldukça rağbet görüyor.Ozonla zayıflama; ozonla kilo vermeetkili ve güvenilir bir yöntem olsa da sadece bu yöntemle zayıflamanın mümkün olmadığını bilmek gerekir. Mutlaka kilo vermek isteyen kişilerin kalori kısıtlamasına gitmeleri ve alınan fazla kiloların yakılması için egzersiz yapmaları gerekir.
Aşırı kilolu kişilerin bazı hastalıkları olabilir. Metabolik ve hormonal dengesizlikler kilo alımının asıl sebebi olabilir. Bu yüzden bu tarz hastalıkların veya düzensizliklerin tespit edilmesi ve bunun üzerine gidilmesi önemlidir. Daha sonra kilo vermek için gerekli plan çizilmelidir.
Ozon terapi ile zayıflamayöntemi damar yoluyla kan ozonlamadır. Kişiden alınan kan özel bir ortamda ozonla karıştırılır ve vücuda geri yollanır. Bu sayede metabolizma hızlandırılır ve kan şekeri dengesi düzenlenir.Metabolizmanın hızlandırılması kadar kan şekerinin düzenlenmesi de önemlidir. Bu sayede aşırı karbonhidrat ve şeker tüketimi azaltılır.İnsülin direnci kırılarak şekerin yakılması sağlanır.
Bir diğer zayıflama yöntemi ozon enjeksiyonudur.Ozon lipolizolarak da adlandırılan bu yöntemde ozon gazı mezoterapi iğneleriyle inceltilmek istenen bölgeye enjekte edilir. Bölgesel inceltme amaçlanır. Özellikle göbek ve basen gibi zayıflaması oldukça zor olan bölgelere yapılan bu işlemle buradaki yağların yakılması kolaylaştırılır. Egzersiz ve bol su tüketimi ile birlikte uygulanması yararlıdır.Bu uygulama yağların parçalanmasını sağlarken diğer taraftan hücrelerin yenilenmesiyle dokuların toparlanmasına da yardımcı olur.Yağların eridiği bölgelerde genellikle sarkma oluşmaz.
Zayıflamak için hangi yöntemi denerseniz deneyin tek başına etkili değildir. Sadece diyet yapmanız yeterli olmaz; egzersiz de yapmalısınız. Ya da sadece egzersizle başarıya ulaşmak çok zordur; dengeli beslenmelisiniz. Hatta obezite cerrahisine başvursanız bile ameliyattan sonra hem beslenmenize hem de egzersiz programına dikkat etmeniz gerekir.Ozon terapi ile kilo vermeyönteminde metabolizmanın hızlanması; ödemin atılması; hücrelerin yenilenmesi zayıflama yolunda müthiş katkı sağlayacaktır.
OZON İLE AĞRI TEDAVİSİ
Ozon gazının mucizevi etkileri birtakım ağrılı hastalıkların tedavisinde de kendini gösterir. Örneğinbel fıtıkları; boyun fıtıkları; diz kireçlenmeleri; kalça kireçlenmeleri; omuz kireçlenmeleri; fibromyalji; eklem romatizmaları; kanser; migren; yaşlılıktan kaynaklanan ağrılar; şeker hastalığında oluşan nöropatik ağrılarozon tedavisiile giderilebilir.
Bel ve boyun fıtıklarına neden olan ağrılar; ameliyathane ortamında diskin içerisine veya çevresine ozon enjekte edilerek son bulabilir. Bu işlemde kesinlikle narkoz ve neşter kullanılmaz.
Yaşlılarda çok sık görülen diz; kalça ve omuz kireçlenmeleri sonucu eklemde sertlik; ağrı ve şişlik meydana gelir.Diz-kalça-omuz çevresine veya diz-kalça-omuz ekleminin içerisine ozon gazı verilerek kireçlenmesi olan hastalar bu ağrılardan kurtulabilir.
Doku romatizması denilenfibromyaljihastalığında da ozon tedavisi uygulanabilir. Burada kullanılan yöntem kan ile ozonun karıştırıldığı majör yöntemdir. Öte yandan ozon sauna gibi terapi yöntemleri de oldukça olumlu sonuç verir. Eklem romatizmasına bağlı küçük eklemlerin ağrıları daozon terapiile giderilebilir.
Şeker gibi birtakım hastalıklar yanma; batma ve elektrik çarpması şeklinde nöropatik ağrıların oluşmasına neden olabilir. Karıncalanma ve uyuşmanın eksik olmadığı bu hastalara da kan ile ozon karıştırılarak tedavi uygulanabilir.
Diyabete bağlı ayaklarında yara çıkan hastalarda; yaraya kızarıklık; morarma veağrıda eşlik eder.Dolaşım bozukluğu nedeniyle oluşan yaralar ozon tedavisi ile iyileşebilir.Ozon; yara bölgesindeki oksijen miktarını arttırır; doku ve hücreleri yeniler; böylelikle dolaşım bozukluğunu düzenleyip bağışıklık sistemini güçlendirerek onarımı sağlar.
Ozon tedavisi yaşlılığa bağlı ağrıların; stres ve yoğun çalışma temposuna bağlı fiziksel ve zihinsel yorgunluğun da çok etkili bir onarıcısıdır.Yaşam kalitesini arttır; zindelik verir; depresyonu önler; uyku düzeni sağlar;kolesterolü ve kan şekerini düşürür.
BEL VE BOYUN FITIĞINDA OZON TEDAVİSİ
Bel fıtığı ve boyun fıtığı kişide bel; kalça; kol ve bacaklara kadar ağrıya neden olan ve özellikle modern hayatta görülme oranı hızla artan hastalıklardır. İnsanlar cerrahi yöntemlerden korktuğu içinameliyatsızyöntemlere eğilim gösteriyor. Bel ve boyun fıtığında; ameliyathane ortamında ozon gazının fıtıklaşmış diskin içine verilmesiyle diskin hacmini küçülüyor. Diskteki hacim küçülünce sinirler üzerindeki baskı azalıyor. Bu sayede hissedilen ağrı da azalıyor. Bu işlem Avrupa da yaklaşık yüzde 80 oranında başarı sağlıyor.
Ozon - oksijen karışımı fıtığı birlikte tutan bağların üzerinde etki göstererek fıtıklaşmanın azaltır; iyileşme için gerekli olan kan akımı ve oksijenin arttırır. Baskıyı arttıran ödemin azaltır. Bu tedavide bilinmesi gereken önemli konu; her hastanın bu tedaviye uygun olmamasıdır. İleri seviyelerdeki fıtıklarda ozon tedavisi etki göstermez. Bacaklarda ve kollarda güç kaybı varsa; idrar tutamama ya da iktidarsızlık sorunları mevcutsa ozon tedavisinin bir faydası görülmez.
Ozon tedavisinin bel fıtığında avantajları:
Ozon ile Yara Tedavisi
Diyabetik yaralar dolaşım bozukluğu ve bağışıklık sisteminin güçsüzlüğü nedeniyle ortaya çıkar. Temelinde bir dolaşım bozukluğu olduğu için zor iyileşen yaralardandır. Altmış yıldırozon ile diyabetik yara tedavisiyapılmaktadır. Hiperbarik oksijene belirgin üstünlüğü vardır.
Yaraların iyileştirilmesi için kullanılan ozon tedavisi yöntemleriarasında major ozon tedavisi ve torbalama yöntemi kullanılır. Majör tedavide vücuttan kan alınarak ozon gazıyla birleştirildikten sonra tekrar vücuda geri gönderilir.Torbalama yöntemde yaranın bulunduğu bölge torba ile sarılır ve bu alana ozon gazı verilip; 15 dakika beklenir. Hızlı bir şekilde bakterilerin ölmesini ve yaranın temiz kalmasını sağlar.
Diyabetik vakalarda özellikle ayak ve bacaklarda ülseröz yaralar meydana gelir. Bası altında olan bu yaraların iyileşmesi çok kolay olmaz.Ancak seanslar şeklinde uygulanan ozon tedavisi ile beraber bu yaralarda hem enfeksiyonun gerilemesi hem de ve dolaşımın hızla iyileşmesi sebebiyle yaralar kapanır. Hastaların ayaklarının kesilmesine engel olunmuş olur.
Ozon ile yara bölgesindeki oksijen miktarı artar; doku ve hücreler kendini yeniler; böylelikle bir tamir süreci başlar. Zamanla hem yaralar iyileşebilir hem de hasta ağrılı ve enfekte dönemden kurtulabilir. Yara bölgesine uygulanan ozon; o bölgede yüksek oksijenasyon sağlar. Doku iyileşmesini arttırır. Ödemi azaltır. Dolaşımı canlandırır. Hiperbarik oksijen tedavisinden daha etkilidir.Yara bakımıiçin yapılan buozon tedavisiseanslar halinde yapılır. Seans sayısı yaranın boyutuna ve derinliğine göre değişir. Genellikle 10 seans sürse de bazı yaralarda bu sayı 20 ye çıkabilir. Ancak tedavi işlemi ağrılı veya acı verici bir süreç olmadığı için seansların artması da kişiyi zorlamayacaktır. Önemli olan kaç seansta olursa olsun yaraların iyileşmesidir.Seanslar genellikle haftada 2-3 kez yapılır.
Fibromiyalji
Kas ve iskelet sistemi ağrısı; uyku bozukluğu ve yorgunluğun genellikle bir arada görüldüğü kronik ağrı durumunafibromiyaljidenir. Araştırmalara göre ülkemizde 1 buçuk milyona yakın fibromiyalji hastası bulunuyor.
Fibromiyalji Belirtileri
Fibromiyaljinin en tipik belirtisiözellikle sabahları meydana gelen ağrıdır. Ağrı boyunda; sırtta veya belde görülebildiği gibi vücudun büyük kısmına da yayılabilir.Ağrının dışında;
Fibromiyalji Nedenleri
Hastalığın görülmesinin en büyük nedenlerinden biri strestir. Bu yüzden özellikle büyük şehirlerde yaşayan kişilerde fibromiyalji çok sık görülür. Aşırı stres; seratonin hormonunun salgılanmasındaki düzensizlikler; genetik etmenler ve ruhsal travmalar fibromiyaljinin nedenleri arasındadır.Kas ağrısı; baş ağrısı; bel-boyun-sırt ağrısı; yorgunluk; halsizlik; dikkat eksikliği; konsantrasyon bozukluğu; depresyongibi birçok soruna neden olan fibromiyaljinin oluşmasını arttıran birtakım risk faktörleri vardır. Bunlar;
Fibromyalji Tedavisi
Fibromiyalji tedavisinde her hastaya özel tedavi programı düzenlenir. En önemli ilke hasta – hekim işbirliğidir. Hastaya hastalık hakkında bilgi vermek ve korunmak için neler yapması gerektiğini anlatmak gerekir. Fibromiyaljiden korunmak için hafif ve terlemeyi engelleyen çamaşır giymeyi; aç kalmamayı; yorgun düşmemeyi; stresli ortamlarda bulunmamaya özen göstermeyi; bol su içilmesini; duruş pozisyonlarına dikkat edilmesini; sık sık dinlenmeyi; kafein; alkol ve sigaradan uzak durmayı; gevşeme tekniklerini öğrenmeyi öneriyoruz. Ozon tedavisi; PRP; fizik tedavi ve egzersiz uygulamalarıgibi yöntemler fibromiyalji tedavisinde önemli yer tutar.
Fibromiyalji tedavileri:
Fibromiyalji ve Ozon Tedavisi
Fibromiyalji hastalarının enerjileri çok azalmıştır ve kendilerini sürekli yorgun hissederler. Yorgunluklarını “çok yorgunum; her yerim ağrıyor” şeklinde anlatmaya çalışırlar. Hiçbir araştırmada bu hastalığın tanısını koyduracak bir bulguya rastlanmaz.
Fibromiyalji hastalarında ağrı oluşumunun bir nedeni oksijenlenme bozukluğudur. Ozon-oksijen tedavisi ile oksijen düzeni sağlanır.
Stres altındayken daha çok oksijene ihtiyaç duyarız.Ozonile kandaki oksijen miktarı artar. Stres hormonları azalır ve kişi sakinleşir; rahatlar.
Enfeksiyon da kronik yorgunluğun nedenlerinden biridir. Ozon bağışıklık sistemini güçlendirir.
Ozon bir antioksidandır. Vücuttaki zararları toksinleri temizler.
Ozon tedavisi uygulanan fibromiyalji hastalarının enerjileri yükselir; fiziksel ve ruhsal olarak güçleri artar; uyku ihtiyaçları azalır; sabahları daha zinde uyanırlar ve kendilerini çok daha iyi hissederler.Ozon tedavisihastaya göre farklı metotlarda uygulanabilir.
Ozon tedavisinin zararları var mıdır? Ozon terapisinin yan etkileri var mıdır? Ozon gazı zararlı mıdır?
Yıllardan beri kullanılan ve birçok hastalığın tedavisinde kullanılanozonun çok büyük yan etkileri yoktur. Burada önemli olan nokta ozon tedavisinin sağlık bakanlığınca ruhsatlı uzman kişiler tarafından uygulanmasıdır. Örneğin ozon gazının solunması akciğerlere zarar verebilir. Bu yüzden bilinçli bir şekilde uygulanması gerekir.
Ozon yöntemine başvurmayı düşünüyorsanız mutlaka bu işte uzman olan bir hekimle iletişime geçin.
Ozon Yağı
Günümüze ozon tedavisinin farklı ve pratik yollar da türemeye başlamıştır. Bunlardan biri de ozon yağıdır. Bilinçsiz üreticiler tarafından doğru hazırlanmadığı zaman ozon yağının faydaları kısıtlıdır. Natürel yağların uygun teknikle birlikte ozonlanmasıyla ozon yağı elde edilir. Bu natürel yağların başındazeytinyağıgelir. Zeytinyağının ardından buğday yağı; jojoba yağı ve susam yağı ozonlama tekniği için kullanılan doğal yağlar arasında yerini alır. Bütün doğal yağlara uygun teknikle ozonlama yapılmışsa; bunu yağın içinden gelen ozon kokusuyla anlayabilirsiniz.
Ozon; birçok hastalığın tamamlayıcı tedavisinde etkin rol oynar. Ozon yağı eğer doğru teknikle yapılmışsa fayda sağlar. Özellikle ağızdaki aftlar; egzama; sedef; uçuk; dermatit; pişik ve yanık gibi problemlerin tedavisinden oldukça etkin bir destekleyicidir. Sellülitin giderilmesinde; cildin yenilenmesinde ve kronik ağrıların tedavisinde yine ozon yağı yararlıdır. Eklem; baş; boyun; omuz; sırt; diz ağrılarında ozon yağından faydalanmak mümkündür. Sorun ne olursa olsun öncelikle hekim tedavisine başvurulmasını; kesin tanı konulduktan sonra ozon yağının hekim tavsiyesiyle birlikte yardımcı tedavi unsuru olarak uygulanmasını öneririz.
Ozon yağı sorunlu bölgeye yumuşak hareketlerle sürülerek uygulanır.
Özellikle egzama; sedef; uçuk; dermatit; pişik; yanık; ağrı; selülit sorunlarında kullanılır ve bu sorunların giderilmesinde tamamlayıcı rol üstlenir.
Ozon yağını başlı başlına bir tedavi aracı olarak yanlıştır. Asıl tedavi değil; yardımcı tedavi unsurudur. Bu yüzden ozon yağını kullananların öncelikle hastalıkları ile ilgili bir hekime başvurmaları gerekir.
Terleme Tedavisi
Terlemek vücudumuz için yararlıdır. Toksinleri terleyerek atarız. Ancak fazla terlemek özellikle sosyal hayatımızda bizi sıkıntıya düşürebilir. Ayrıca aşırı terlemek bazı sorunların belirtisi olabilir. Özellikle diyabet; hormonal bozukluklar ve diğer sistemik rahatsızlıklar fazla terlememize neden olabilir. Menopoz ve antropoz dönemindeki kişiler fazla terleyebilir. Gece terleyerek uyanmak uyku apnesinin belirtisi olabilirken aşırı alkol tüketimi; kuvvetli ağrı kesici ilaçlar ve ateşli hastalıklar da gece terlemelerinin nedenleri arasındadır.
Vücudumuzda milyonlarca ter bezi vardır. Bu bezler vücut ısısını ayarlar. Ancak terleme merkezi beynimizin hipotalamus denilen alanında yer alır. Sinir sisteminin kontrolünde çalışan bezler anormal çalışma durumunda fazla terlemeye yol açabilir. Kimi zaman duygusal bir an terlemeye yol açabilirken bazen vücudunuzdaki ağrı da buna neden olabilir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Bazı insanlar kışın bile terleyebilir. Dolayısıyla daha fazla soğuk algınlığı gibi hastalıklarla karşılaşırlar. Aşırı terlemek sosyal hayatı engelleyebilir. Elleri çok terleyen kişiler tokalaşmaktan çekinirler. İşte bu nedenlerden dolayı birçok insan terleme sorununa bir çare aramaktadır. Bu doğrultuda ilaç; botoks; radyofrekans; klipsleme ve ozon terapi gibi tedavi yöntemlerine başvurulabilir.
Antikolinerjik ilaçlarla genel terleme problemleri giderilebilir. Ancak yan etkileri rahatsızlık verebilir. Hastanın öncelikle yapması gereken terlemeye neden olacak etkenleri (alkol ve sigarayı bırakmak; kilo vermek) azaltmasıdır. El; ayak ve yüz terlemelerinde radyofrekans yöntemine başvurulabilir. Bu yöntemde aşırı çalışan sinirler etkisiz hale getirilir.
Botoks ile terleme tedavisi:Terlemede güncel tedavi yöntemlerinden biri botokstur. Ortalama 6 ay kalıcılığı olan ve başarılı bir metottur. Terlemeden şikayetçi olunan bölgeye botoks yapılarak buradaki kaslar geçici felce uğrar. Bu şekilde terleme ortadan kalkar.
Ozon ile terleme tedavisi:Terlemenin nedenlerinden biri metabolizmadaki dengesizliklerdir. Ozon tedavisi ile metabolizma düzene sokulur; terlemenin ortadan kaldırılması hedeflenir. Sistemik nedenlere bağlı terlemelerde ozon oldukça etkili bir yöntemdir.