1.İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR VE KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Obezite; metabolik sendromun en önemli bileşenlerinden biridir ve insülin direnci ile yakından ilişkilidir. Metabolik sendromu olan bireylerin çoğunda ya kilo fazlalığı vardır; ya da aşırı obezdirler ve insülin direncine sahip olan insanların çoğu abdominal obeziteye sahiptir. Tip2 diyabetli hastalarda sıklıkla (%90 oranında) görülen insülin direnci; normal glukoz toleransı olan ve diyabeti olmayan bireylerde de görülebilir.
2.İNSÜLİN DİRENCİ HANGİ HASTALIKLARLA BİRKLİKTE GÖRÜLÜR?
İnsülin direnci diyabet (%90); hipertansiyon (%50) ile birlikte görülmektedir. Polikistik over sendromu -PKOS da insülin direnci ile seyreden klinik tablolardan birini oluşturmaktadır. Bunlara ek olarak NASH (Nonalkolik steatohepatit); ve bazı kanserlere de insülin direnci eşlik edebilir.
3. PREDİYABET NEDİR?
Prediyabet; şeker hastalığı öncesi durum olarak adlandırılmaktadır. Açlık kan şekerinin 100-125mg/dl arasında olmasına; "bozulmuş açlık glukozu" (BAG); 2. saat tokluk kan şekerinin 140-190mg/dl arasında olması ve açlık kan şekerinin 100mg/dl nin altında olmasına "bozulmuş glukoz toleransı" (BGT) denir. Bazen bu iki durum birlikte olabilir-kombine BAG+BGT denir; bu kategori glukoz metabolizmasının daha ileri bozukluğunu ifade eder. Prediyabette HBA1C değeri 5.7-6.4 arasında seyreder. Bu hastalarda 5-10 yıl içinde aşikar diyabet gelişmektedir.
4.KİMLER İNSÜLİN DİRENCİ AÇISINDAN ARAŞTIRILMALIDIR?
a) fazla yememelerine rağmen; son zamanlarda kilo almaya başlayan kişiler;
b) diyet yapmalarına rağmen; kilo veremeyen kişiler;
c) aşırı ve özellikle geceleri tatlı yeme isteği artan kişiler;
d) acıktıklarında eli ayağı titreyen kişiler;
e) vücut tüylenmesi artan kişiler;
f) yüz ve vücudun değişik bölgelerinde sivilce çıkmaya başlayan kişiler;
g) adet düzensizliği yaşayan bayanlar;
h) ailelerinde şeker hastalığı olan kişilerin insülin direnci açısından değerlendirilmelerini öneriyorum.
5.DİYABET TANISI NASIL KONUR VE BU HASTALARIN ŞİKAYETLERİ NELERDİR?
8 saatlik açlıktan sonra ölçülen kan şekeri 126mg/dl üzerindeyse; veya 75gr lık OGTT 2.saat kan şekeri 200mg/dl üzerindeyse; veya rastgele ölçülen kan şekeri 200mg/dl üzerindeyse ve beraberinde diyabet semptomları varsa ve HBA1C 6.5 in üzerindeyse aşikar diyabet tanısı konulmaktadır.
klasik semptomlar: poliüri(aşırı idrara çıkma); polidipsi(aşırı su içme); polifaji(aşırı yemek yeme) veya iştahsızlık; halsizlik; çabuk yorulma; ağız kuruluğu; noktüri (gece idrara kalkma)
daha az görülen semptomlar: bulanık görme; açıklanamayan kilo kaybı; inatçı enfeksiyonlar; tekrarlayan mantar enfeksiyonları; kaşıntı
6. TÜRKİYE DE DİYABET SIKLIĞI NEDİR?
1997 yılında yapılan TURDEP1 (Türkiye Diyabet Epidemiyolojisi) çalışmasında erişkinlerimizin %7.2 de diyabet; %6.8 de glukoz tolerans bozukluğu; %22 de obezite saptanmıştır.
2010 yılında yapılan TURDEP2 çalışmasında diyabet prevalansı %7.2 den %13.7 ye yükselmiştir. 1997-2010 yılları arasında Türk toplumunda ortalama ağırlık kadınlarda 69kg dan 75kg a çıkmış (6kg); erkeklerde 74kg dan 82kg a çıkmış (8kg).
2013 yılında Dünya Diyabet Derneğinin (IDF) yaptığı araştırmaya göre 382 milyon diyabet hastası vardır. Çin; Hindistan; ABD diye sıralanmaktadır ve bu listenin ilk onunda Türkiye bulunmamaktadır. Ancak yapılan tahminlere göre 2035 yılında (20-79 yaş) diyabet görülme sıklığında Türkiye 11.8 milyon ile dünyada 9. sıraya yükselecektir.
7.KİMLER DİYABET AÇISINDAN TARANMALIDIR
- Obez veya kilolu (BKI 25kg/m2’den büyük) ve özellikle santral obezitesi (bel çevresi kadında 88cm; erkekte 102cm’den büyük) olan kişilerde; 40 yaşından itibaren 3 yılda bir; tercihen açlık kan şekeri ile diyabet taraması yapılmalıdır.
- Ayrıca BKI 25kg/m2 olan kişilerin; aşağıdaki risk gruplarından birine mensup olmaları halinde; daha genç yaştan araştırılmaları gerekir:
1. birinci derece yakınlarında diyabet bulunan kişiler;
2. diyabet prevalansı yüksek etnik gruplara mensup kişiler;
3. iri bebek doğuran veya daha öncesinde gebelik diyabeti tanısı almış kişiler;
4. hipertansif bireyler;
5. dislipidemikler HDL-K 35mg/dl altında; veya TG 250mg/dl üstünde;
6. daha önce BAG veya BGT saptanan bireyler;
7. polikistik over sendromu (PKOS)Nolan kadınlar;
8. insülin direnci olanlar;
9. koroner; periferik veya serebral vasküler hastalıkları olanlar;
10. düşük doğum tartılı doğan bebekler;
11. fiziksel aktivitesi düşük olan kişiler;
12. şizofreni hastaları;
13. böbrek nakli yapılmış hastalar
8. KONTROLSÜZ DİYABET NEDİR?
- Ayaktan tedaviye dirençli; tekrarlayan açlık hiperglisemisi 300mg/dl üzerinde veya HBA1C 11 üzerinde ise;
- Tedaviye rağmen tekrarlayan; ağır hipoglisemi 50mg/dl altında;
-Metabolik dengesizlik:sık tekrarlayan hipoglisemi ve açlık hiperglisemisi;
- İnfeksiyon veya travma gibibir neden olmaksızın tekrarlayan diyabetik ketoasidoz atakları;
- Sıvı kaybına eşlik eden hiperglisemi
9. GLİSEMİK HEDEFLER NEDİR?
Tedavide hedefler: ADA (Amerikan Diyabet Cemiyeti) hedefleri
HBA1C 7’nin altında
Preprandial glukoz: 70-130 mg/dl
Postprandial glukoz: 180mg/dl altında
Eskiden hedefler:
Açlık kan şekeri: 70-110mg/dl
Tokluk kan şekeri: 110-140mg/dl
Kabul edilebilir hedefler:
Açlık kan şekeri: 140mg/dl altında
Tokluk kan şekeri: 180mg/dl altında
10. TİP 2 DİYABETTE İNSÜLİN TEDAVİSİ ENDİKASYONLARI NELERDİR?
1. Oral antidiyabetiklerle iyi metabolik kontrol sağlanamaması;
2. Aşırı kilo kaybı;
3. Ağır hiperglisemik semptomlar;
4. Akut kalp krizi;
5. Akut ateşli; sistemik hastalıklar;
6. Hiperosmolar nonketotik koma veya diyabetik ketoasidoz;
7. Büyük bir cerrahi operasyon;
8. Gebelik ve laktasyon;
9. Böbrek veya karaciğer yetersizliği;
10. Oral antidiyabetiklere allerji veya ağır yan etkiler