Kan basıncı( tansiyon); kalpten pompalanan kanın damar duvarlarına çarpma gücü olarak tanımlanır.Kalp dakikada ortalama 60-80 kez kasılarak kanı vücuda pompalar.Bu kasılma sırasında tansiyon en yüksek seviyeye çıkar. Bu seviye büyük tansiyon(sistolik kan basıncı); kasılmalar arası dönemdeki tansiyon değeri ise küçük tansiyon(diyastolik kan basıncı) olarak tanımlanır .
Kan basıncı uyku ve istirahat halinde düşebilir;sinirli heyecanlı olduğumuzda ve efor sarf ettiğimizde artabilir.
HİPERTANSİYON; farklı zamanlarda yapılan üç ölçümde;
Sistolik kan basıncının(büyük tansiyon) 140 mmhg ve üstü ve veya
Diastolik kan basıncının(küçük tansiyon) 90 mmhg ve üstü olmasıdır .
Şiddet derecelerine göre hipertansiyon sınıflandırılması yapılmıştır:
Hipertansiyon erişkinlerde %10-20 sıklıkta görülen en önemli sağlık sorunlarından birisidir.20 yaş altında az görülür ve genellikle de altta yatan doğuştan damarsal anomaliler veya böbrek hastalıkları zemininde ortaya çıkar. Hastalık genellikle 30-60 yaş arasında ortaya çıkar ve erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür.Hipertansiyon ; asya ve Amerika yerlileri ve beyazlarla karşılaştırıldığında siyahlarda daha fazla görülmekte ve daha erken yaşlarda ortaya çıkmaktadır.
Aşağıdaki risk faktörleri varlığında hipertansiyon riski artmaktadır:
Hipertansiyon neden oluşmaktadır?
Hipertansiyonlu hastaların %90 ında altta yatan bir sebep saptanmamaktadır.Bu grup ESANSİYEL HİPERTANSİYON olarak sınıflandırılır .sebebi bilinmeyen yüksek tansiyon olarak da tanımlanmaktadır.
Fakat son çalışmalar; esansiyel hipertansiyonun insülin direnci ve şeker metabolizmasında bozukluk ile alakalı olduğunu göstermektedir.Artmış insülinin damar düz kaslarında ve bağ dokusunda artışa yol açtığı ve kan yağlarını kötüleştirerek hipertansiyonu tetiklediği saptanmıştır.
Hipertansiyonlu bireylerin %10 unda tansiyonu yükselten başka rahatsızlıklar saptanmaktadır.Bu grup SEKONDER HİPERTANSİYON olup altta yatan hastalık tedavi edildiğinde tansiyon değerleri de normalleşmektedir:
Hipertansiyonlu hastalarda belirtiler:
Hafif hipertansiyonu olan hastaların çoğunluğunun hiçbir şikayeti yoktur.Bunun yanı sıra baş ağrısı; burun kanaması; çarpıntı; terleme halsizlik yakınması ile de hekime başvurulmaktadır.Kimi zaman da hastalar organ hasarı (görme kaybı;kalp krizi; kalp yetersizliği;böbrekyetmezliği )oluştuğunda doktora başvurmaktadırlar.
HİPERTANSİYON;kalp ve damar hastalıklarında değiştirilebilen en önemli risk faktörüdür.Tedavi edilmezse miyokard enfarktüsü; kalp yetersizliği; ritm bozuklukları;beyin kanaması; inme; görme kaybı ve böbrek yetersizliğine yol açarak ölüme sebebiyet vermektedir.
Unutulmaması gereken bir ayrıntı da hipertansiyon tedavisinin bireye özel yapılması gerekliliğidir.Her hastanın yaşı;eşlik eden hastalıkları;alerji durumu; egsersiz alışkanlığı; şeker hastalığı riski; kan yağları; böbrek ve karaciğer fonksiyonları ;göz muayenesi ve elektrokardiyografik incelemeleri yapılarak tedavisi düzenlenmelidir.