Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Kulak-Burun-Boğaz’da Sık Görülen Belirtiler

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 20:16    Güncellendi: 18.02.2025 20:16

Kulak-Burun-Boğaz (KBB) ilginç bir uzmanlık alanıdır. Üç isimli olduğuna bakmayın. Aslında çok daha fazla sayıda alanı kapsar. Kapsadıklarıyla birlikte anılacak olsaydı; doktor uzmanlık alanlarını hastasına sayana dek karşısındaki hasta bir başka doktorun yolunu tutmuş olurdu.


Dışarıdan bakışla o kadar da büyük olmadığını düşündüğümüz bu bölgeler ve geniş sınırları gerçekten de vücudun yüzölçümü olarak en büyük yeri olmasa da; doku zenginliği ve çeşitliliği açısından; karmaşık ilişkileri açısından vücudun en hatırlı yeri sayılabilir.


Bu bölgelerin birlikte anılmalarının altında yatan belki de ana bölge; geniz bölgesi sayılabilir. Geniz bölgesi burundan gelen hava yolunun boğaza aktığı; aynı zamanda kulaklara hava taşıyan östaki kanallarının bulunduğu yerdir. Kısaca tam bir kavşak noktasıdır ve olasılıkla bu uzmanlığın doğmasının ana nedenidir.


Bunca KBB girişi sonrası; birkaç kelime de “ülkemiz ve başka ülkeler arasında da aynısı mıdır” sorusuna yanıt olsun. Evet; tıp bilimi bilir ki; insanlar yapısal olarak dünyanın her santimetrekaresinde aynı. Sözünü ettiğim gözlerinin-kulaklarının-burun deliklerinin ikişer adet olması değil yalnızca. Aynı zamanda iç yapıları da birbirinin aynı.


Bununla birlikte yine bilinir ki; coğrafik; kültürel ve birçok başka farklılıklar var. Örnek iklim farkları var. Toplumsal farklar var.


Örnek verecek olursak; Afrika tropikal ormanlarında yaşayan bir yerlinin kulaklarını pamuklu çubuklarla temizleme alışkanlığının olduğunu hiç sanmıyorum. Ya da; bir eskimonun her sabah duş alma alışkanlığının olduğunu.


Mecburi hizmetimi yaptığım yıllarda; çalıştığım köyde; yazın en sıcak günlerinde dahi gelen yaşlıca teyze ve amcaların sırtlarını açıp akciğerlerini dinleyebilmek için sırasıyla üstlerindeki ceketi; yeleği ya da hırkayı; gömleği ya da bluzu; fanilayı ve bazen de içlerindeki yün örme kazağı sıyırmam gerektiğini çok iyi hatırlarım. Hatırlarım çünkü; ben oldum olası bizim sıcak düşkünlüğümüzü ve bu arada soğuk fobimizi hayretle karşılamışımdır. Öyle ya; hangimizin annesi çocuğuna “çocuğum içine fanila giy” dememiştir. “Camı kapa; ceryan yapıyor” uyarısını hangimiz duymamışızdır. “Islak saç-sinüzit “denklemi ise bir başka ilginçliktir; tıbbi literatürde karşılığını bulamamış olduğum.


Hasbelkader; daha sonraki yıllarda; yurtdışında kuzey yarımküresinde daha da soğuk yerlerde bulunduğum sırada; hocamın soğuk kış günlerinde bile eksik olmayan yemek davetlerinde çekingen halimle masada otururken yanıbaşımda beliren elinde bol buzlu su sürahisinden


bardağıma dökülen çoğu buz; birazı da su olan bardağımdan buzların arasından su içerek kurumuş boğazımı ıslatmaya bakardım. Yanlış anlaşılmasın; benim talebimle gelen birşey değildi buzlu su. Restoranların hemen hepsinde masaya oturur oturmaz garsonların ilk işi bol buzlu suyu yetiştirmek olurdu.


İnsan merak ediyor; neden soğukla ilgili algılar bunca farklı.


Her neyse; benim bu yazı ile amacım; sık görülen KBB rahatsızlıklarından bazılarının belirtilerini ele almak; bu belirtilerin bizlere anlattıklarını elimden geldiğince anlaşılır bir dille sizlere aktarmak olacak. Umarım sıkıcılığı az; anlaşılırlığı fazla bir yazı olarak değerlendirirsiniz.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.