“İftira öyle keskin bir kılıçtır ki ; kılıcın yarası iyileşir; iftiranın yarası iyileşmez ” demiş tarihte bir büyüğümüz. “Gönül yıkmak Kabe’yi yıkmaktan daha kötüdür ” demiş başka atamız. “El yarası geçer dil yarası geçmez. “ yine bir atasözümüz. Bazen kendimi atasözleri ve deyimler sözlüğü gibi hissediyorum ama gençlere bakıyorum pek çoğunu bilmiyorlar. Hayatta ki rehberimiz kitaplar; yaşama geniş bir çerçeve çiziyorlar. Yaşamımızın detaylarında güzel atasözleri bizim için yaşam rehberi niteliğinde.Üniversiteye yeni başlayan öğrencilere ; üst sınıf öğrencilerden birini “ Mentor”; olarak görevlendiriyorlar.Bizim zamanımızda ; 1.sınıfta bizzat kocaman bir profesör bize “Mentor” olur ve 6 yıl bize rehberlik ederdi… Nereye geldim… Bende bu yazımda ; bir hastam vesilesiyle iftira sebebiyle üzülenlere rehberlik etmek istiyorum.
İftirada hesaplaşma ve helalleşmenin bu dünya da bitmeme sebebi ; mağdurun kimliğine yönelmiş olmasındandır. O kişinin en temel ihtiyacı olan ‘ GÜVEN ’ duygusuna zarar veriliyor. İftiraya uğrayan kişinin kendine ; insanlara; dünyaya bazen yaratana bile küstüğünü pek çok defa izlemişimdir. Ama korkmayın o kadar kolay değildir iftiranın etkisi uzun sürmez. Altında küçücük de olsa bir doğruluk payı yoksa hiç korkmayın “ Ateş olmayan yerden duman çıkmaz “ deyip inanmaya meyilli bir kısım olsada ; olay mahalindeki görgü tanıkları kısa zamanda ortaya çıkar. Doğrular güneş ışığı gibidir. Eninde sonunda ortaya çıkarlar. Bunun içinde “ Güneş balçıkla sıvanmaz.” denmiştir. Size iftira atan kişilik bozukluğu olan kişi herkese aynı şeyi yapacak ve kendini ele verecektir. Sadece biraz sabır ve zaman gerekir. Bazen de psikotik hastalar ; hezeyanları ( hastalığı sebebiyle mantık dışı düşünceleri ) sebebiyle sizin hakkınızda kötü söz söyleyebilirler.Bu sebeple adı çıkmış tek bir kadın görmedim. Örneğin : Paranoid bozukluğu olan bir orta yaş erkeği ; iki erkek kardeşi getirdi.Hastamız eşinin kendini aldattığına inanırken ve kendince bulduğu delilleri ortaya koymaya çalışırken ; kardeşleri “ yengemiz temiz bir tül ipektir gayet namusludur “ diyorlardı bir ağızdan. Size atılan iftira ister bir hastanın hezeyanları olsun; ister kötü niyetli kişilik bozukluğunun iftirası olsun eninde sonunda gerçek gün yüzüne çıkacaktır. Bunada bir örnek : Vaktiyle kira meselesiyle ilgili bir davam olmuştu. Karşı taraf o kadar bilinçli idi ki kanunları dolanmakta ; dilim tutuldu; öfkeden soluyordum.Yeni mezun gencecik avukatım dedi ki :” Üzülmeyin ; bu davranış biçimini sergilemeye onlar alışıklar ; biz sessizce ve uyanık bekleyeceğiz. O kadar çok delil bırakacaklar ki şaşacaksınız.” dedi. Gerçekten istemediğim kadar delil bıraktılar.Bu yaşta bile daha öğrenecek çok şeyimiz var. Gençlerden bile…