Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON ; KADERİN BEKLENMEYEN CİLVESİ

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 20:16    Güncellendi: 18.02.2025 20:16

Doğum yapmak; anne olmak bir kadının hayatındaki en önemli evrelerden biridir. Heyecanla beklenen 9 aylık bir süreç sonunda; doğumla birlikte yeni annelerin önemli bir kısmında (%50-80) ; beklenen mutluluğun aksine dalgalanan bir ruh durumu ile birlikte ağlamaklı bir hal görülebilir.

Annelik hüznü (baby blues) denen bu durum genellikle doğumdan sonraki 3. ve 4. günlerde ortaya çıkar ve 1 – 2 haftaya kadar sürebilir. Annede genellikle yorgunluk; ağlama hissi; kaygı; uyku bozukluğu; konsantrasyon güçlüğü; alınganlık görülebilir. Annelik hüznünün; muhtemelen doğum sonrası östrojen ve progesteron hormonlarının ani düşüşü nedeni ile olabileceği düşünülmekte ve anneliğe bir geçit olarak kabul edilmektedir. Böyle bir durumda endişeye gerek yoktur; bu hal hormon seviyelerinin normal dengelerine dönmeleri ile son bulacaktır. Ailenin durum hakkında bilgilendirmesi ve yeterli desteğin verilmesi dışında herhangi bir bir tedavi gerekmez. Bu semptomlar 2 – 3 hafta içinde kendiliğinden azalarak kaybolur. Eğer bu belirtiler 2 – 3 hafta içinde kaybolmuyor; ağırlaşıyor veya intihar düşünceleri; bebeğe bakmakta yetersizlik de ekleniyorsa bu duruma doğum sonrası depresyon ( postpartum depresyon ) adı verilir.

Doğum Sonrası Depresyon ve Nedenleri; Doğum sonrası depresyon annelik hüznü ile aynı belirtileri (değişken ruh hali; mutsuzluk; uykusuzluk; huzursuzluk) ama daha yoğun bir şekilde içerir. Doğum sonrası depresyonda anksiyete (kaygı) çok daha fazladır. Örneğin bebeğin sağlığı ve iyiliği için anneler çok daha fazla ; abartılı endişe hissederler. Bu endişeler bazen kendine veya bebeğe zarar vereceğine dair takıntı haline dönüşebilir. Doğum sonrası depresyon daha önceden geçirilmiş kaygı bozukluğu; depresif atak; sosyal desteğin eksik olması; stresli yaşam olayları; evlilik problemleri; annenin evliliğinden memnuniyetsizliği; düşük sosyo-ekonomik koşulları; istenmeyen gebelik durumlarında daha sık görülür. Ortalama görülme oranı % 10 – 20 dir. Gebelik ve doğumda var olan hormonların ani düşüşlerinde depresyonu tetiklediği bilinmektedir. Örneğin; doğumdan sonra yumurtalıklarından salgılanan östrojen ve progesteron hormon düzeylerinde ciddi bir düşüş olur. Yine tiroid hormonu seviyelerindeki değişikliklerinde yorgunluk ve çökünlüğe yol açar.

Belirtileri;

  • Nedensiz; yoğun bir üzüntü hali -Tükenmişlik hissi veya uyku sorunları (çok fazla veya yetersiz uyku )
  • Değersizlik hissi ya da suçluluk duyguları
  • Sinirlilik ve bebeği ret duyguları
  • Çocuğun geleceği açısından aşırı kaygı hissetme
  • Çocuğun bakımı ile yetersizlik
  • İstek ve ilgi kaybı
  • İştah değişiklikleri
  • Durumun düzelmeyeceğine dair olumsuz hisler
  • Aktivitelere karşı ilgi kaybı -İntihar düşünceleri

Bu belirtiler doğumdan sonraki 2.8 haftalar içinde başlar.En az 2 hafta en fazla 1 yıl sürer.Tedavi görmeyen kadınlarda 3 ay – 1 yıl arasında kendiliğinden düzelir.

Neler yapılmalı?

  1. Bu sürecin normal bir durum olmadığı; bir şeylerin yanlış gittiği kabul edilmeli ve yaşanan durum ile ilgili konuşmaktan kaçınılmamalı.
  2. Aileden; yakınlardan bebeğin ve varsa diğer kardeşlerin bakımı ; evin düzeni gibi diğer işler için yardım istenmeli.
  3. Babayı bu hastalık hakkında bilgilendirip; onun da gerek bebeğin bakımında gerek annenin tedavisinde aktif rol alması sağlanmalı.
  4. Anne bolca dinlenmeli; sağlıklı beslenmeli; açık havada yürüyüş yapmalı; kendine zaman ayırmalı

Bazen tüm destekleyici tedaviye rağmen hastalık belirtileri daha da şiddetlenebilir; o zaman psikoterapi ; antidepresan ilaçlar gibi diğer tedavi yöntemleri düşünülür.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.