Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Baskı Karşısında Ruhsal Dengeyi Koruyabilmek

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 20:16    Güncellendi: 18.02.2025 20:16

Umudun korunması; kaygı; korku veya baskıya maruz kalmanın yarattığı çaresizlik gibi zorlayıcı bir çok duygunun çözümlenmesinde önemli bir noktadır.

Gerçek hastalar psikiyatriste gitmez; hastaların hasta ettiği kişiler gider” şeklinde sıkça duyduğum bir görüş var. Günümüz şartlarını düşününce aslında bu “Hastaların hasta etmesi “ kısmına elbette bir çok açıdan bakılabilir. Bu kişi; felçli eşine bakım veren tükenmiş bir erkek de olabilir; ergenlik döneminin zorluklarını ağır şekilde atlatan çocuğuna; yardımcı olmaya çalışırken çıkış yolu arayan bir anne de.

Son zamanlarda bir çoğumuzun farklı şekillerde yaşadığı bir durum var ki aile yaşantısından tutun da; iş yerinizde ve hatta toplumun yaygın bir kesiminde bile etkileri olabilmekte... “Baskı”dan söz ediyorum...

Çevremizde; ilişkide olduğumuz kişilerden baskı görmek; desteğe ihtiyacımızı arttırdığı gibi yaşam kalitemizi de ciddi şekilde bozma eğiliminde.

Aslında maruz kalınan baskının boyutundan bağımsız olarak; toplumun en küçük birimi olan aile içinde görülen halinde de; daha geniş ölçekte; büyük kitleleri içerir şekilde sosyal alanda da benzer sonuçlar doğurur. Her durumda baskının bilişsel; duygusal ve davranışsal sonuçları olur ve tüm bu sonuçların da; kendi karakterimiz ve olaylara  bakış açımız doğrultusunda az veya çok ruhsal dünyamıza yansımalarını yaşarız. Kaygı; telaş ve korku duyguları; baskı altına alınan kişilerde en sık görülen duygulanım değişiklikleridir. Baskı uygulayıcılarında ise sıklıkla empati kuramama hali görülür. Bu sayede kişilerin gördüğü zarara karşı hassasiyetleri azalır ve daha soğuk; daha sert ve duygusuzca hareket ederek kendisini ayrıştırır; üstün görmeye başlar ve tavırlarını haklı görür. “Kötülük taşıyan fikirlerin kötü yanı şudur: zihinler zamanla bu fikirlere alışır” der Dumas. Gerçekten baskıya maruz kalmanın çözümsüz olduğunu düşünmek ve umudu yitirmek belki de kendimize yapacağımız en büyük kötülük. Üzüntü; hayalkırıklığı elbette doğal ve yaşanması gereken duygular ancak bunlardan sıyrılmakta zorlandığımız anlar da bir o kadar doğal.

Bunun için; ne zaman ve nerde olursanız olun; çaresizlik hissinden kurtulamadığınız an mutlaka yardım arayın.  

Sağlıklı ve umut dolu günler...



Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.