Yeterli ve dengeli beslendiğinizi düşünüyor musunuz? Sağlıklı mısınız? Eğer ki yanıtlarınız evet ise günlük diyetinizde seçtiğiniz besinler günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılamaktadır. Dolayısıyla dışarıdan vitamin ve mineral desteği (supleman) alımına gerek yoktur. Öte yandan özel durumları olan sağlıklı bireylerin supleman kullanmaları gerekebilir. Örnek olarak:
ü Ağır menstrual (adet) kanaması olan bayanların demir minerali
ü Gebe ve emzikli bayanların özellikle demir folat ve kalsiyum gibi suplemanları
ü Menopoz dönemindeki bayanların kalsiyum minerali
ü Bazı vejetaryenlerin kalsiyum demir çinko B12 ve D vitamini gibi suplemanları
ü Süt ve türevlerini sınırlı alan ve yeterince güneş ışığından yararlanamayan bireylerin kalsiyum ve D vitamini
ü Bazı hastalık durumlarında ve düzenli olarak sağlıklı bir diyetle beslenemeyenlerin supleman kullanımı gerekebilir.
ü Ayrıca düşük enerjili diyet uygulayan bireylerin de multivitamin kullanmaları önerilmektedir.
Ancak düşük enerjiden kasıt; bayanlarda 1200 kkal erkeklerde 1500 kkal ve altındaki değerler olarak tanımlanmaktadır. Ramazan döneminde gün boyu hiçbir besin öğesinin alınmıyor olması bazı çevrelerce böyle bir desteğe gereksinimin artacağı şeklinde düşünülse de iftar ve sahur süresince tüketilen ana öğünler alınan ufak tefek ara öğünler böyle bir sıkıntıyı ortadan kaldırmaktadır. Elbette halsizlik yorgunluk kırgınlık mevsimsel değişimlerin söz konusu olduğu dönemlerde kısa süreli de olsa multivitamin alınabilir Ancak suplemanlar için “azı karar çoğu zarar” düşüncesi ile yola çıkılmalıdır.
Bazı suplemanların aşırı tüketimi kısa dönemde kusma ishal saç dökülmesi gibi sorunlara uzun dönemde ise böbrek taşları karaciğer ve sinir sistemi hasarına neden olabilir. Yağda eriyen vitaminler vücutta depolandıkları için yüksek doz alımları durumunda toksik etki göstererek zehirlenmelere hatta ölüme bile neden olabilirler. Örnek olarak aşırı A vitamini alımı durumunda karaciğer ve kemik hasarı baş ağrısı ishal ve doğumsal bozukluklar görülebilir. Aşırı D vitamini alımı kemik ve böbrek hasarına neden olabilir.
Son yıllarda yapılan araştırmalar vitamin ve antioksidanların sanılanın tam aksine kanser riskini artırdığına yönelik bulgular vermektedir. 2000 yılında yayınlanan bir araştırmada beta karoten (A vitamininin öncüsü) ve E vitamininin sigara içen erkeklerde akciğer kanser riskini %18 ve kansere bağlı ölüm riskini %8 oranında artırdığı kanıtlandı. 2002’de yayınlanan bir çalışma sonuçlarına göre kalp hastalığı riski yüksek kişilerde multivitamin kullanımının 5 yıl sonunda ne kalp krizi felç kanser ne de diğer ciddi hastalık risklerini azaltmadığı belirlenmiştir. Ekim 2004’te yayınlanan Lancet isimli tıp dergisinde 170.000 kişi üzerinde yapılan 14 büyük klinik çalışma sonucu A C E vitamini ve beta karoten kullananlarda mide-bağırsak kanserlerinden ölümlerin daha fazla olduğu sadece 4 çalışmada selenyum mineralinin kanser riskini azaltabileceği saptanmıştır.
Mesela 2004 yılı sonunda böbrek kanseri ve böbrek yetersizliğine neden olan aristolochic asit içeren Expellin ve Cardioflex isimli 2 doğal beslenme ürünü piyasadan çekişmiştir. Bu veriler ışığında düzenli olarak vitamin hapı kullananların %9’unun vaktinden önce yaşamlarını yitireceği hesaplanmaktadır. Vitamin mineral ve antioksidanlar da aslında birer ilaçtır asla gelişigüzel kullanılmamalıdır. Tıp eğitimi almamış kişilerin insanlara sağlık öğütleri vermesi hele ki ilaç önerisinde bulunması son derece yanlıştır. Her mesleğin amatörlüğü olur ama doktorluğun olmaz. O nedenle bu tür beslenme desteklerinin topluma özel olarak düşünülmemesi bireysel olarak değerlendirilmesi gerekir. “Ne de olsa bunlar bitkisel kaynaklı tamamen doğal fazla alınsa da zararı olmaz” gibi sözlere inanılmamalıdır.
Besinler içerisinde vitamin ve mineraller dengeli olarak bulunur. Aşırı miktarda besin öğesi tüketilse bile toksik olan dozlara ulaşmak mümkün değildir. O nedenle besinleri yeterli ve dengeli miktarlarda tüketmek en doğrusudur. Bunu sağlamanın en kolay yolu da besin çeşitliliğine önem vermekten geçer. Gerek iftar gerekse sahur sofralarında tek tip beslenmekten kaçınılmalı çeşitlilik sağlamak adına azar azar da olsa sofradaki her besinin tadına bakılmalıdır.