Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

ZEYTİNYAĞIN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ

Oluşturulma tarihi: 27.01.2025 23:08    Güncellendi: 27.01.2025 23:08

Zeytinyağı hakkında

Zeytinyağın ana bileşeni doymamış yağ asididir.  Bunun yanında palmitik asit de içerir (doymuş yağ asididir).  Olgunlaşmış zeytin toprak ve hava şartlarına bağlı olarak yüzde 15-35 yağ içerir.  Zeytinyağı + 6 derecede donar ve 300 derece ise ısı noktasıdır. 

Zeytinyağını diğer yağlardan ayıran özellik ise bunu direkt meyvenin (zeytinin) kendisinden elde ettiğimiz meyve suyu dur.  Oysa diğer yağları tohumundan elde ederiz.

Zeytinyağın sağlıklı bir besin maddesi olarak kabul edilmesinin başlıca 2 nedeni vardır.  Yağın kendisi tekli doymamış yağ asidi açısından zengin ve içerisinden bulunan antioksidanlar sayesinde hücreleri yaşlanmaya karşı korur.  Bu nedenlerden dolayı yağdan fakir bir diyet programı uygulanırken zeytinyağı anlamlı olabilir. 

Bitkisel yağlar hayvansal yağlardan daha fazla doymamış yağ asitleri içerir.  Doymamış yağ asitleri hem kandaki kolesterol seviyesini düşürür hem de kandaki yağ düzeyini olumlu etkiler.  Şayet doymamış yağ asitleri uzun süre yüksek ateşte ısınırsa yağ asit zincirleri ayrılarak serbest radikaller ve trans yağlar oluşur.  Bu nedenle zeytinyağı bir defaya mahsus ısıtılabilir fakat kızartmalarda kullandığımız gibi yağı birkaç kez kullanmak zararlıdır. 

 Zeytinyağının özellikleri

Tekli doymamış yağlar

Kolesterol düşürücü etkiye sahip

Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır

Bulunduğu besinler: zeytinyağı fındık ve avokado

Çoklu doymamış yağlar

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu yağlar

Hormonlarımız için yapı taşları oluştururlar

Omega 3 yağ asitleri bu gruba dahil dir:

esansiyel yağ asitleri açısından zengindirler

vücut kendisi üretemediğinden dolayı besinlerden almamız gereken yağ asitleridir

Bulunduğu besinler: sıvı yağlar örneğin ayçiçek yağı kolza yağı (= kanola yağı) ketentohumu yağı fındık yağı mısırözü yağı yağlı balık türleri örneğin somon balığı uskumru sardalya ve ringa balığı.

Doymuş yağlar

Yağdaki kolesterol seviyesini çıkartır ve damar sertliğine yol açar

Hayvansal gıdalarda bulunur örneğin peynir et ve türevleri

Hindistan yağı   bisküviler ve pastalarda bulunur

Zeytinyağın mutfaktaki rolü

Market alış verişi yaptığımızda zeytinyağını farklı çeşitlerini buluruz.  Oysa yemeklerde kızartmalar’da salatalarda ve hatta sabah kahvaltılarında ekmeğe bandırdığımız zeytinyağı için üreticiler farklı çeşitlerini önerebiliyorlar.  

Rafine Zeytinyağı:

herhangi bir katkı maddesi yoktur

asit derecesi yüksektir: asit oranı 0 8 ve altındadır

doğal yapısını bozmadan rafine edilmiştir

sarının değişik tonlarında rengi vardır

kokusuz ve hafiftir

kızartmalarda özellikle tavsiye edilir

diğer yağlara göre kızartmalarda kullanmak daha sağlıklıdır

yüksek ısıya dayanıklıdır

defalarca kullanılabilir

bu özelliği ile ekonomiktir

Riviera Zeytinyağı:

natürel zeytinyağı karışımından oluşur: rafine (%85) + sızma zeytinyağı karışımı (%15)

rengi yeşilden sarıya değişen tonlarda

kendine özgü koku ve tadı vardır

oleik asit derecesi maksimum 1 5 dır

her tür sıcak ve soğuk yemek için tavsiye edilir

Çeşnili Zeytinyağı:

Çeşnili zeytinyağlarına değişik baharat meyve ve sebzeler veya bunların aromaları katılarak çeşitlendirilmesi ile elde edilmiştir.

Bütün bu faydalı özelliklerinin yanında dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta vardır. Zeytinyağı alırken markalı olanları tercih etmeye özen göstermeliyiz.  Zeytinyağı +6 derecenin altında donabilir ancak donduktan sona çözüldüğünde kalitesi bozulmaz.

Zeytinyağını genelde raflardan aldığımız plastik şişelerde saklarız ancak cam şişe hem raf ömrünü uzatır hem de daha sağlıklıdır.  Artık her yerde çeşit çeşit yağ şişeleri ve sağlıklı mantar tıpalar bulmak mümkündür.

Zeytinyağını saklarken ısı ve direkt güneş ışığına maruz bırakmamalıyız.   Serin ve kuru yerde saklanmalı ve hava almamalıdır.

Sızma zeytinyağı:

Sızma Zeytinyağı veya Naturel Zeytinyağı yağ asit derecesine göre kendi içerisinde Naturel Sızma Naturel Birinci ve Naturel İkinci olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.  Naturel Sızma Zeytinyağının  yağ asitliği oleik asit cinsinden en fazla %1 olup Naturel Birinci Zeytinyağının yağ asitliği oleik asit cinsinden en fazla %2 Naturel İkinci Zeytinyağının yağ asitliği ise oleik asit cinsinden en fazla %3 3 tür.

Sızma zeytinyağı:

en saf ve en doğal halidir

kimyasal işleme tabi tutulmamıştır

kendine has bir aroma ve kokusu vardır

üretim aşamasında vitamin kaybına uğramaz

rengi berrak sarıdan yeşile değişebilmektedir

her tür soğuk ve sıcak yemek için tavsiye edilir

kansere karşı mücadelede önemli rol oynar (köpekbalığından çıkartılan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur)

EN ÇOK ÖNERİLEN zeytinyağıdır

Özet:

*      Zeytinyağı antioksidanlar açısından zengindir

*      A D E K vitaminleri içeri

*      Tansiyonu düzenler

*      Kan şekerini düzenler

*      Bağışıklık sistemini güçlendirir

         Damar tıkanıklarına yol açan bileşenleri azaltır

*      Mide ve gastrit gibi rahatsızlıklarında mide asidini azaltır

*      Konstipasyona iyi gelir

*      İçindeki bakır ve manganez sayesinde kemik gelişimi için bir destektir

*      Safra taşı riskini azaltır

*      Doğal bir ilaçtır

ZEYTİNYAĞIN BEBEK VE ÇOCUK BESLENMESİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Zeytinyağın içerdiği oleik asit sayesinde (esansiyel yağ asidi olduğu gibi insan sütündeki en önemli yağ asididir) bebeklerin sinir dokularının gelişiminde temel işleve sahiptir. 
Zeytinyağı bebeklerin ek mamalarında da kullanılıp sindirim sisteminde oluşacak rahatsızlıkları’da önler.

Çocuklarda yetişkinlerde olduğu gibi beslenmelerinde doymuş yağlardan hazırlanmış gıdalar yerine doymamış yağlardan hazırlanan besinler vermek hem sağlık açısından hem de vitamin desteği açısından çok önemli bir yere sahiptir.  Zeytinyağı tüketip daha az miktarda fast food tarzı veya hazır gıda tüketen çocuklarda konstipasyon sorunu da daha az görülmektedir.

Genelde Akdeniz ve Ege insanların sağlık sırrı zeytinyağı kullanımındadır.  Sebebi ise zeytinyağının dokuların yaşlanmasını önleyici ve yaşlanmanın beyin fonksiyonlarında yaptığı yıpratıcılığı azaltmasıdır.  Sadece bununla da kalmayıp cildi ve saçı besler cildin genç görünmesini sağlayıp saçları kuvvetlendirip parlak bir görüntü verir. 

Sağlıklı günler dileği ile…

Dyt. Emel Yılmaz