Son dönemlerde dünyada herkesin tartıştığı bir konu haline gelen ve gündemin en başında yerini alan soru ‘sağlıklı beslenirsek 100 yıl yaşayabilmemiz mümkün mü?’ veya ‘100 yıl yaşayabilmenin sırları nelerdir?’. Burada hemen anti parantez şunu belirtmek istiyorum ki marifet 100 yıl yaşamak değil 100 yıl sağlıklı ve zinde yaşayabilmek…
- Yeterli miktarda uyku! Güne yüksek enerji ile başlamak istiyorsak her gün ortalama 6-8 saat arası aralıksız uyumamız gerekiyor. Huzurlu ve sakin zihin dingin vücutta bulunur.
- Güne başlamadan evvel soğuk duş almanız mümkün ise kesinlikle ihmal etmeyin. Kan dolaşımınız için iyi gelecektir.
- Güne kahvaltı ederek başlamak. Kahvaltıyı bir kral gibi öğle yemeğini bir prens gibi ve akşam yemeğini ise bir fakir gibi tüketmemiz gerekir. Böylece güne başlarken çok sağlam ve zinde başlar öğlen yemeğimiz bize ağır gelip yorgunluk yapmaz akşam yemeğimizin hafifliği ise sindirim sistemimizi biraz rahatlatmamıza yardımca olur. Sonuç ise güne yüksek performans ve zindelikle başlamamızı sağlar.
- Bol su tüketmek. Vücudumuzu toksinlerden arındırmak bize güçlü bir kalkan oluşturur.
- Temiz havada (ağaçların ve çamların bol olduğu doğada) derin bir nefes almayı ihmal etmeyin. Vücudumuzda bulunan hücrelerin yenilenmesine yardımcı olacaktır.
- Her gün 30 dakika. yürüyüş veya spor yapmamız bizi zinde kılacaktır. Depresyondan ve huzursuzluk gibi sıkıntılarımızdan ne kadar uzak olursak sağlıklı ve mutlu bir ömür karşılamamız bir o kadar mümkün olacaktır.
- Haftada bir defa kesinlikle yakın çevrenizle veya dostlarınızla birlikte zaman geçirin. Sevdiğiniz insanlarla birlikte vakit geçirmek mutlu olmanıza neden olacaktır. Mutlu olduğunuzda beynimizde serotonin hormonu (= mutluluk hormonu ) salgılanacaktır. Böylece biz mutlu olduğumuz için ömrümüzün kalitesini uzatmış olacağız.
- Sarımsak: hipertansiyonu düşürmeye damar sertliğini önlemeye yardımcı yorgunluk ve unutkanlığa karşı bir savaşçı olduğu gibi aynı zamanda bir antioksidandır. Bizim bağışıklık sistemimizi güçlendirmekle kalmayıp geleceğe daha umutla bakmamızı sağlıyor.
- Yumurta kahvaltınızda kesinlikle olsun. Yumurta kaliteli bir protein kaynağı olduğu gibi içerdiği kolin sayesinde beynimiz için önemli bir rol oynar. Demir kalsiyum fosfor ve bazı B vitaminleri içeren yumurta aynı zamanda bağışıklık sistemimizi koruma etkisi altına alan özelliğini çinko mineraline borçlu.
- Haftada 2-3 defa 1 porsiyon balık tüketiniz. Sağlıklı bir protein kaynağıdır. Omega yağ asitleri ve B vitaminleri ile birlikte A vitamini ve çok az miktarda C vitamini içermektedir. Zihinsel gelişimi beyindeki yağın ana bileşimi omega 3 yağ asitleri içeren DHA (Docosa Hexaenoic acid) olmasından dolayı etkilemektedir.
- Havuç yemeyi unutmayın. İçerdiği A vitamini ve karoten sayesinde gözlerimizin görselliğini etkilemektedir. Aynı zamanda C vitamini ve B1 ve B2 vitamini de içermektedir.
- Her gün bol miktarda meyve tüketin. Hangi meyveleri tüketmemiz gerekiyor diye merak ediyorsanız size önerim’ Mevsiminde bulunan meyveler’. Antioksidan yani immün sistemimizi güçlendirecek ve hastalıklardan koruyacak meyveler: kiwi portakal limon elma karpuz yaban mersini papaya böğürtlen vs…
- Her gün bol miktarda sebze tüketin. Yine burada’ da meyvelerde olduğu gibi mevsim sebzeleri önerilmektedir. Yeşil yapraklı sebzeler ve karoteni bol olan sebzeler ömrümüzü sağlıklı uzatmamıza yardımcı olduğu gibi vücudumuzda toksinlere karşı savaşmaktadır. Yani bağışıklık sistemimizi olumlu yönde destekler. Yaşam kalitemizi arttırır.
- Hazır gıdalardan katkı maddeleri bol sodyum oranı yüksek fazla kızartılmış ve yağ oranı yüksek olan gıdalardan uzak durunuz. Bunlar lezzetli olabilir fakat sıhhatimizi olumsuz etkilemektedir.
- Her gün az miktarda ceviz badem ve fındık tüketin. İster ara öğün olarak ister salatalarınızda zeytinyağı yerine kullanabilirsiniz. Sadece omega yağ asitleri açısından zengin olmayıp değerli bir protein kaynağıdır. Tok tuttuğu gibi içerdiği vitamin ve mineraller (kalsiyum magnezyum ve çinko) sayesinde kemiklerimizi ve kaslarımızı güçlendirecektir.
- Günde ortalama 3 bardak kahve veya 3 fincan neskafe kaslarımızı rahatlatmaya yardımcı olacaktır. Böylece Parkinson hastalığına yakalanma riskimiz düşecektir.
- Hayatınızda inandığınız bir şey olsun. Sizi ayakta tutabilecek bir gaye veya emelliniz olsun. Bu bir dini inançta olabilir. Bir şeylere inanmak bize sadece güç verir. Bununla birlikte huzur ve mutluluk getirir. O yüzden geçen her saniyenizi kuantum yaparak olumsuzluklardan ziyade olumlu düşünleri çağırmak bizim immün sistemimizi güçlendirir.
Sağlıklı günler dileği ile…
Dyt. EMEL YILMAZ