Son yılların en çok konuşulan tartışılan konulardan biri obezite veya diğer adıyla şişmanlık . İster çocuk ister yetişkin olsun kilo önemli bir sağlık sorunu olmaya başladı . En önemli sebeplerden biri yanlış beslenme alışkanlıklarının kazanılmış olmasıdır. Bunun yanında hareketsizlik ve genetik faktörler de rol almaktadır.
Özellikle batılı beslenme alışkanlıklarının kazanılmaya başlanmasıyla birlikte çocuklarda kilo alımının arttığı gözlemlenmiştir. Yaşam şekli değişikliği de bir diğer önemli faktördür. Çocukların bilgisayar veya televizyon başında uzun saatler oturması okullarda geçirilen sürelerin uzaması hareketliliklerini azalttığından kilo alımını kolaylaştırmaktadır. Çok obez olmayan çocuklarda diyet uygulanmaz . yaşam şekli ve beslenme alışkanlıkları doğru yönde arttırılarak uzun vadede boyun da uzamasıyla boy-kilo dengesi sağlanır. İleri derecede obez çocuklarda da uzun vadede kilo verme planlanır. Beslenme alışkanlıkları doğru yöne yavaş yavaş çevrilir gerekçesi anlatırlır. Tüm ailenin de bu beslenme kurallarına uyması gerekir. Diğer yandan çocuk daha hareketli bir yaşama teşvik edilir. Bir spor dalına yönlendirilir veya ailece çıkılacak yürüyüşlerle daha hareketli olmaya çalışılır.
Diyetler hazırlanırken çocuğun alışkanlıkları dikkate alınır. Ayrıca çocukların büyüme ve gelişmesinin durdurulmaması ve boy uzaması önemlidir . Bu nedenle beslenme programı hazırlanırken gelişim gereksinimleri de göz önünde bulundurulur.
Çocuklarda diyet tedavisine başlamadan önce bir hekim kontrolünden geçmek önemlidir . Genel değerlendirme ve kan testlerinden sonra hekim gerekirse uygun tedaviye başlar. Diyet Uzmanı da kilonun yanında farklı bir sağlık sorunu varsa diyet tedavisini ona göre düzenler.
Diyetin en önemli koşullarından biri hazırlanacak diyetin çocuğun yaşına boyuna kilosuna yaşam şekli ve beslenme alışkanlıklarına uygun olmasıdır. Aksi halde diyetin hayata geçmesi zorlaşır . Keyif alınan yemek alışkanlıkları göz önünde bulundurulur. Sınırlı da olsa bunlara diyette yer verilmelidir yoksa diyet uygulayan çocuğu mutsuz edebilir.
Doğru beslenme alışkanlıkları diyet döneminde kazanılmaya çalışılmalıdır ki diyet bittikten sonra hem kilo korunabilsin hem de sağlıklı kalınmış olsun.
Genel beslenme alışkanlıklarımıza bakıldığında iki önemli eksik ortaya çıkmakta. İlki ara öğünlerin yetersizliği ikincisi ise suyun yeterince tüketilmemesidir. Çocuklar günlük alışkanlıkları içersinde öğünlerin arasında genelde yiyecek tüketmez veya tüketilen yiyecekler olması gereken yiyecekler değildir. Bisküvi çikolata gibi atıştırmalıklar ara öğünler için tercih edilir ancak enerjileri ve içerikleri sebebiyle ihtiyaç karşılamadıkları gibi kilo alımını da kolaylaştırırlar. Bunların yerine taze meyveleri ve meyve sularını koymak gerekir. vitamin mineral deposu olmalarının yanında düşük kalorili ve besleyicidirler. İçecek seçimleri ise genelde şekerli ve asitlidir. Her çocuğun günlük aldığı her 1 kalori için bir 1 ml. suya ihtiyacı vardır. Mesela günlük 1850 kaloriye ihtiyaç duyan çocuk yaklaşık 1850 ml kadar su tüketmesi gerekir.
Diğer önemli bir konu öğünlerin içeriğidir. Öğünlerde yenilen yemekte öncelik her zaman açlık ve göz zevkindedir. Bunlardan daha önemli olan ise içeriğidir. Her öğünün yeterli vitamin-mineral ve protein-karbonhidrat-yağ dengesinin sağlanması gerekir. Bu nedenle sebzeleri eti süt-yoğurt ürünlerini ve tahılları bir öğünde bir arada bulundurmak gerekir. bu besin gurupları bir arada bulunduğunda miktar ayarlamasını da yapmak kolay olacaktır. Örneğin 1 kase çorba 1 porsiyon ızgara et salata ve ayrandan oluşan bir mönü yeterli ve dengelidir . başka bir örnek verecek olursak 1 tabak etli sebze yemeği ½ tabak pilav veya makarna 1 kase yoğurt dengeli bir mönüdür. Bu besin guruplarını bir arada kullanarak mönü çeşitlilikleri oluşturulabilir.
Zayıflama diyeti dendiğinde sağlıklı mönülerde miktar ayarlaması yapılır. Bu miktarlar çocuklara göre farklılık gösterir. Ara öğünler eklenir düzenli su tüketimi ilave edilir.Alışkanlıkların değişmesi zordur . Bu nedenle sağlıklı beslenme ve zayıflama diyetlerinin başlangıcında bir geçiş süreci yaşanır olması da doğaldır. Böyle zamanlarda birlikte çalışılan diyetisyenle irtibata geçilmeli ve yeniden düzenlemeler yapılmalıdır . Tam uygulanabilir şekle gelene kadar buna devam edilmelidir.
Uygulanacak diyetin süresi çocuğun sahip olduğu kilo ve hedeflenen kiloya göre değişkenlik gösterir . Verilen kilonun yağ olması gerektiği düşünülürse ayda 2 kilo verilebilir. Daha hızlı kilo kayıplarında vücuttan su ve kas kaybı gerçekleşeceğinden bunu gerçek kilo kaybı olarak değerlendirmek yanlış olur. Düzenli ölçümler yapıldığında verilen kilonun ne kadarının yağ olduğu değerlendirilir ve yeni diyet ona göre düzenlenir.
Diyetler sık sık uygulanıp bırakılacak bir tedavi şekli olmamalıdır . Her zaman uzun vadede yapılmalı ve çocukta oluşacak sağlıklı beslenme alışkanlıkları kalıcı hale gelmelidir.
Sağlıklı Günler dileklerimle…