Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

UZUN YAŞAMIN SIRRI:KEFİR

Oluşturulma tarihi: 27.01.2025 23:08    Güncellendi: 27.01.2025 23:08

Fonksiyonel gıdalar arasında yer alan sağlığa yararlı olduğu kanıtlanmış ve canlı mikroorganizmalar içeren ya da bunlar tarafından üretilen gıdalar probiyotik olarak adlandırılır. Probiyotikler yüzyıllardır insanlar tarafından geleneksel olarak farklı şekilde kullanılmaktadır. Son yıllarda giderek artan ve çeşitlenen çalışmalar fermente süt ürünlerinin probiyotik etkileri üzerine yoğunlaşmaktadır. Bunlar arasında en çok ilgi çekenlerden birisi kendine has probiyotik özellikli mikroorganizmaları içeren ve kompleks yapısı olan kefirdir.

İnek koyun ve keçi sütünden serinlemek amacıyla yapılan kefirin tarihçesi hakkında çok fazla bilgi yoktur. Soğuk bir iklime sahip olan Kafkasya’nın dağ köylerinde çok eski yıllardan beri yapılan ve tüketilen kefir önceleri bu bölgede yetiştirilen keçi ve koyun sütlerinden ancak daha sonraları inek sütünden de yapılmaya başlanmış ve buradan Dünya’ya yayılmıştır. Türkçedeki “keyif” kelimesinden türetilmiştir. . Kafkas halkı  tarafından “gençlik iksiri” olarak görülen kefir bu halkın 100–130 yıl kadar  sağlıklı bir ömür sürdürebilmelerinin sebebi olarak gösterilmektedir.

Güncel literatürde kefirin antikarsinojenik bağışıklık sistemi düzenleyici kolesterol düzenleyici antialerjik kan şekeri düzenleyici antimikrobiyel laktoz intoleransı azaltıcı tansiyon düşürücü sindirim sistemi üzerine etkileri çeşitli çalışmalarla kanıtlanmıştır

Son dönemlerde araştırmacılar insanlarda bulunan tümörlerde kefir çalışmalarına hız vermiştir. Fermente süt ürünleri olan yoğurt ve kefirin antimutajenik etkilerinin fermente edilmemiş süte göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. İçerdikleri bazı proteinlerin ve küçük peptidlerin bu etkide rolü olduğu ileri sürülmüştür.

Kefirin kan şekeri düzenleyici etkileri konusunda da dikkat çekici çalışmalar vardır. Kefiran-kefirin suda çözünen kısımlarının iskelet kası hücrelerinde glikoz alımını artırdığı ve bunun Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılabileceği savunulmuştur.

Daha düşük laktoz içeriği ve daha yüksek β- galaktozidaz aktivitesi nedeniyle kefirin laktoz tolerans bozukluğu olan bireylerde laktoz sindirimini kolaylaştırdığı ve şişkinlik hissini %71’lere varan oranlarda azalttığı bildirilmiştir.

Kolesterol yüksekliği olan farelerde kefir VLDL LDL triasilgliserol seviyelerini anlamlı olarak düşürürken; HDL kolesterol seviyelerini yükseltmektedir. Bu sonuçlar kalp-damar hastalıklarından korunmak için tam da kolesterolde olması gereken değişikliklerdir. Kefirin yağ düşürücü etki mekanizması tam olarak bilinmese de; kefirdeki bakteri ve mayaların safra asidi parçalayıcı enzimler oluşturup kolesterol emilimini azaltarak ve kolesterol sentezinde önemli enzimlerin aktivitesini düşürerek bu etkiyi sağlayabileceği öne sürülmektedir.

Kefirin farelerde kan basıncını anlamlı ölçüde düşürdüğü gösterilmiştir. Kan basıncındaki düşüş kan basıncı düzenlenmesinde önemli etkisi olan anjiyotensin dönüştürücü enzim etkisinin baskılanmasına bağlı olabilir. Anjiyotensin dönüştürücü enzim baskılayıcıları günümüzde hipertansiyon tedavisinde kullanılan en önemli ilaçlar arasında yer almaktadır

Süt peynir ve tereyağının tersine kefir sindirim sisteminin motor ve boşalma işlevi üzerine uyarıcı etkiye sahiptir. Kefir antagonistik etkisiyle barsakta patojen bakteri kolonizasyonunu engellemektedir. Kefir Rusya’da araştırmacılar tarafından insanlarda mide ve on iki parmak barsak ülserleri tedavisinde kullanılmaktadır.

Vücudumuz için gerekli olan karbonhidrat protein yağ vitamin ve mineraller gibi pek çok besin öğesi kefirde mevcuttur. Bu besin öğeleri sağlıklı beslenmenin temel taşlarındandır. Her gün bu besin öğelerinin her birinden almak zorundayız. Kefir özellikle çocukluk hamilelik emziklilik ve yaşlılık dönemlerinde vücudun ihtiyaç duyduğu mükemmel bir gıdadır. İçeriğindeki kalsiyum çocuklarda kemik ve dişlerin gelişmesi ve korunması için faydalıdır. Emzikli annelerin süt salınımını arttırır. Ayrıca çocukluk ergenlik ve hamilelikte artan protein ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Kadınlarda menopozdan sonra görülen osteoporozun önlenmesi için kullanılabilir. İçindeki vitamin ve mineraller sayesinde yaşlılık döneminde vücut direncini arttırır. Aynı zamanda emziklilik döneminde süt salınımını arttırmakradır.