Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Kahve, Tarihçesi, Besinsel Değeri

Oluşturulma tarihi: 27.01.2025 23:08    Güncellendi: 27.01.2025 23:08

Kahve kökboyasıgiller (Rubiaceae) familyasının Coffea cinsinde yer alan bir ağaç ve bu ağacın meyve çekirdeklerinin kavrulup öğütülmesi ile elde edilen tozun su ya da süt ile karıştırılmasıyla yapılan içecektir.

Kahve ağacı çiçekleri beyaz ve hoş kokulu kirazı andıran kırmızı meyvasının içinde iki çekirdek bulunan dikildikten yaklaşık 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan ve 30-40 yıl boyunca aralıksız meyve veren bir ağaç türüdür. Doğal haline bırakıldığında 8-10 metreye kadar uzayan ağaç meyvelerin kolay toplanabilmesi için sürekli budanarak 4-5 metre uzunluğunda bir çalı boyutunda tutulur. Kahvenin defne yaprağına benzer derimsi ve kenarları dalgalı kışın dökülmeyen koyu parlak ve sivri uçlu yaprakları vardır. Bol yağış alan ortalama sıcaklığın 18-24° C arasında bulunduğu ve don olayının görülmediği ekvatorun 25 Kuzey’i – 30 Güney’i arasındaki kuşakta yetişir. Soğukta ağaç ölür ayrıca ani ısı değişiklikleri de ağaca zarar verir. Nemli ortamı sevdiğinden kahve ağacının düzenli yağışın olduğu tropik bölgelerde yetiştirilmesi gerekir. Doğada pek çok yetişen türü olmasına rağmen yalnızca coffea arabica ve coffea robusta adındaki türlerin tarımı yapılmaktadır.

Kahve çiçeği beyaz renktedir ve yasemin gibi kokar. Kahve meyvesi; büyüklüğü şekli ve rengindeki benzerlikler nedeniyle “kahve kirazı” olarak da adlandırılmaktadır. İçinde ince iki çekirdek bulunur. Bazı kahve ağaçlarının meyvesinden iki yerine bir tane çekirdek çıkar. Bu çekirdek (peaberry) diğerlerine göre çok daha yuvarlak bir şekle sahiptir. Tek olarak çıkan çekirdekler diğerlerinden ayrılarak üretim sürecinden geçirilir. Genellikle fiyatları da normal kahveye göre çok daha pahalıdır. Kahve meyvelerinin çok düzenli kontrol edilmeleri gerekir çünkü olgunlaştıktan sonra 14 gün içinde çürümeye başlarlar.

Tropikal iklime bölgelerde ağırlıklı olarak tarımı yapılmaktadır. Toprak aldığı su güneşlenme zamanı nem kahvenin tadını ve aromasını değiştirmektedir. Eğer kahve yanardağın eteğinde yetiştiriliyorsa kül kokuyor. Muz ağaçlarının gölgesinde yetişiyorsa daha aromatik bir tadı oluyor. Brezilya kahve üretiminde dünya birincisidir. Onu Vietnam ve Kolombiya takip eder.

KAHVENİN BESİNSEL DEĞERİ

1 fincan kahve ortalama 85 mg kafein içermektedir.Kahve kafein haricinde yaklaşık 400 kimyasal eser miktarda antioksidan ve niasin içerir. Ayrıca mineraller tanen ve karamelize olmuş şeker içerir. Kahvenin kendisi kalori içermez ancak süt krema ve şeker eklemesiyle kalorisi katlanır.kahve hazırlanırken içerisine süt veya şeker eklenmediği sürece kahvenin besinsel değeri yoktur denilebir.. Kahvenin etken maddesi olan kafein mide salgısının aşırı artmasına sebep olur ve mide dokusu zayıf olan bireylerde ülser riskinin artmasına sebep olanilir. Bu nedenle mide rahatsızlığı olan kişilerin kahve tüketirken dikkatli olması gerekmektedir. Kafeinin kas ve sinir sistemini uyarıcı etkis vardır. Dolayısıyla kişiyi daha uyanık ve dikkatli duruma getirdiği söylenebilir. Bunun yanında devamlı kfein alan kişilerde uyku problemleri gözlenmiştir. Bireyler kafeine alışkanlık geliştirebileceği için kahve içmedikleri zaman huzursuzluk baş ağrısı gibi durumlardan şikayetçi olabilirler.

Kafein metabolik hız üzerinde de etkilidir. Vücutta yağ yıkımını hızlandırır ve kande serbest yağ asitleri ve gliserol artar. Kafein yağ hücresini küçülmekte ve metobolik hız üzerindeki etkisiylede kilo kaybına yardımcı olmaktadır.

Yapılan bir çalışmaya göre kahve yaşlı bireylerin daha hızlı düşünmesine sağlamakta ve hatırlama yeteneğinin artmasına yardımcı olmaktadır. 80 yaşın üstünde bulunan bayanlar üstünde yapılan çalışmada önceden kahve tüketimi olanların mental fonksiyon testlerinde daha iyi performans gösterdikleri küçük çapta yapılan bir başka araştırmaya göre ise günde 3 fincan kahve tüketmenin Alzheimer hastalığı gelişim riskini %60 oranında azalttığı bulunmuştur.

Kahvede bulunan alkaloidlerin böbrteklerden elektrolit emilimini engelleyerek idrar atımını artırdığı belirlenmiştir. Ayrıca aşırı kafein alımının idrarla kalsiyum atımınıda artırdığı bildirilmiştir. Vücuttaki kalsiyum dengesinin bozulmasına neden olduğu için özellikle yaşlı kişilerin kahve tüketirken daha dikkatli olmaları gerekmektedir.

Aşırı kahve tüketen bireyler kahveyi aniden keserlerse ilk birkaç gün baş ağrısı gerginlik uyuklama gibi belirtilerle karşılaşabilirler. Bu durumda yavaş yavaş azaltmak çözüm olacaktır.

Günlük kafein alımı 300 mg’dan az olmalıdır. Bu nedenle kahve tüketirken 2-3 kupayı geçmemesine dikkat edilmelidir.