1. 3 ÜÇGEN DİLİM KARPUZU AŞMAYIN
Yazın kahvaltıdan tutun da ana yemeğe kadar vazgeçilmez bir meyve karpuz. Yüzde 95'i sudan oluşuyor. Bu yönüyle yaz meyveleri arasında su oranı en yüksek olanı. Antioksidan etkiye sahip likopenden zengin olup özellikle prostat mide ve akciğer kanserlerine karşı koruyucu özelliği bulunuyor. Karpuz içerisindeki citrulin sayesinde alzheimer kalp-damar tansiyon ve felç gibi pekçok hastalığa karşı da meydan okuyor. Buna karşın glisemik etkisi yüksek bir meyve. Yani kan şekerini aniden yükseltebiliyor ve sık acıkmaya yol açabiliyor. Kilo verdirici etkisi ise sanılanın aksine yok. Hatta bu masum görünümlü meyve tam bir şeker deposu. Bu nedenle gün içerisinde 3 üçgen dilimden fazla tüketilmemesi gerekiyor. Aksi halde hem vücuda aşırı şeker yüklenmesine neden oluyor hem de kilo aldırıyor. İnsülin direnci veya diyabeti olanların ise karpuz-peynir ikilisini birlikte tüketmelerinde fayda var.
2. GÜNDE 15 KİRAZI GEÇMEYİN
Dalından koparılmış bir kiraza kim hayır diyebilir ki? Ya da tezgahlarda kıpkırmızı iştah açıcı görünüşüyle göz kırpıyorsa? Üstelik yazın en şifalı meyvelerinden. Sapları bile faydalı. A C ve K vitaminleri ile potasyum fosfor ve kalsiyum minerallerinden zengin özelliğe sahip. Tam bir böbrek dostu olan kiraz ödem söktürmenin yanısıra vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Böbrek taşı ve kum yapımını önlüyor. Stresi yok edici özelliğinin yanında menopoz döneminde fayda sağlıyor. Buna karşın kan sulandırıcı ilaç kullananların çok dikkat etmeleri gerekiyor. K vitamininden zengin olması nedeniyle aspirin etkisi yaratıp kanı sulandırıyor. 1 porsiyon kiraz 15 adetten oluşuyor. Siz siz olun gün içinde bu sayıyı geçmeyin. Kan sulandırıcı kullanıyorsanız çok daha dikkatli davranın.
3. ŞEFTALİNİN KABUKLARINA DİKKAT!
Mevsimi geldi çokça tüketilmeye başlandı. Yüksek miktarda potasyum içeren faydaları saymakla bitmeyen bir meyve şeftali. Günde bir tane yemek yeterli. Kalp krizi riskini önlüyor hazmı kolaylaştırıyor cildi güzelleştiriyor. İyi bir karbonhidrat kaynağı. Yaz sıcaklarında besin zehirlenmelerinin artmasından kaynaklanan ishallerin durdurulmasında da birebir. Sıcaklarda ter ile atılan potasyumun karşılanması yardımcı olan kanı temizleyen beta-karotenden zengin olması nedeni ile antioksidan özellik de gösteren şeftali sıcak yaz günlerinde serinletici etkiye de sahip. Buna karşın kabuğunu mutlaka soymak gerekiyor. Zira şeftaliyi bizler kadar böcekler de çok seviyor. Dış kabuklarının ince olmasından dolayı dış yüzeyindeki bakterilerin meyve içerisine yerleşme riski büyük. Bu nedenle tarım ilacına hayli maruz kalabiliyor. İnsan vücuduna ciddi zararları olan böcek ilaçları doğuştan sakatlıklara ve kansere neden olurken sinir sistemine de zarar veriyor.
4. “ÇOK AZ” DEMEYİN; GÜNDE 1 İNCİR YETERLİ
Kurusu veya tazesiyle yaz-kış tüketilen bir meyve incir. Üstelik uzmanların “mükemmel bir sağlık kaynağı” olarak nitelendirdikleri incir demir magnezyum kalsiyum fosfor ve liften zengin. Kansızlık ve kabızlığın önlenmesinde tedavi edici özelliğe sahip. Bilinen en eski meyvelerden biri olmasına rağmen faydaları hala yeni keşfedilmeye devam ediyor. Diğer meyve ya da sebzelerden daha fazla lif içeriğine sahip olan incir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla da kemik ve dişlerin oluşumuna büyük katkı sağlıyor. Hem taze hem kuru incir insan vücudunun hücrelerini yeniliyor. Kansere karşı büyük bir savaşçı. Buna karşın karbonhidrat içeriği en yüksek meyvelerden biri. Yalnızca 1 tanesi bir porsiyon meyveye denk geliyor. Kilo problemi yaşamamak için çok dikkatli olmalı.
5. TUZA BATIRIP YEMEYİN!
Erik deyince “bir hoş” olmayan yoktur herhalde! Isırmadan bilinmez ekşiliği! Ama yine de çoğu kişi için vazgeçilmez bir tat oluşturuyor o ekşilik. Kimileri de tuza banıp yemesini seviyor. Özellikle de yeşil eriğin o kendine has tadı ile üzerine konuşulacak çok şey var şüphesiz. Yeşilini sevmeyenler için alternatifi de var; kırmızısı hatta sarısı. Zira çeşit çeşit renkleri ve tatları ile doğanın bu kendine özgü meyvesi sağlık açısından da kendinden ne kadar konuştursa yeri. Kalp ve böbrek hastalıklarından karaciğere çok sayıda hastalığa deva niteliğinde olan erik buna karşın içeriğindeki asitli yapı nedeniyle sindirim sistemi hassasiyeti olan ve özellikle diş çürükleri olan çocuklar için zararlı olabiliyor. Yeşil eriğin bir porsiyonunda 10 tane bulunuyor ve günde 10 erik yemek kararında. Eriğin tuza batırılarak yenilmemesi gerekiyor çünkü sağlıklı bir beslenme programı ile günlük tuz ihtiyacımız karşılanmakta olup yeşil eriğin tuza batırılarak yenilmesi hipertansiyon riskini arttırmaktadır.
6. “MUCİZEVİ” AMA FAZLASI ZARARLI
Yeşili ayrı kırmızısı ayrı bir lezzet. Yaz aylarının “mucizevi” meyvelerinden biri olarak nitelendirilen üzüm lezzetinin yanısıra faydalarıyla da dikkat çekiyor. Kalpten kansere deriden saç sağlığına ve yaşlanma karşıtı oluşuna bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeden sinirleri yatıştırıp yorgunluğu gidermesine dek çok sayıda faydası bulunuyor. Üzümün çekirdeğinde bulunan resveratrol çok güçlü antioksidan etkiye sahip. Bu nedenle arasıra çekirdiğini de dişleriniz ile ezerek yemenizde fayda var. Buna karşın üzüm tüketirken dikkatli olmak şart. Bir porsiyon üzüm 15 adet iri üzümden oluşuyor ve gün içinde bu sayının aşılmaması gerekiyor. Zira glisemik indeksi yüksek bir meyve. Fruktoz içeriğinin ve vücut tarafından kan şekerine karışım hızının yüksek olduğu unutulmamalı. Karaciğer yağlanması olanlar ve hamileler üzümü şeker hastaları gibi dikkatli yemeli.
7. FAZLASI İSHAL YAPIYOR ŞEKERİ DE CABASI
Malatya'nın sarı incisi kayısı hem lezzeti hem faydalarıyla göz dolduruyor. Özellikle kabızlık sorunu çekenlerin imdadına yetişen kayısı içeriğindeki yüksek demir sayesinde de kansızlığa iyi geliyor. İçeriğindeki A B C P vitaminleri ve zengin mineralleri ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesinden cilt sağlığına migrenden sinirsel rahatsızlıklara zihni güçlendirmesinden uyku sorununa dek bir çok faydası bulunuyor. Vücutta biriken zararlı maddeleri dışarı atmakta etkin olan meyve aynı zamanda kan dolaşımını hızlandırıyor. Bir porsiyonu 3 adet kayısıdan oluşuyor. Gün içinde kayısının nimetlerinden yararlanabilmek için 3 adet kayısı yemek yeterli. Onun da fazlası zararlı. Aşırı tüketimi ishale yol açabildiği gibi kan şekerinin yükselmesine de neden olabiliyor. Bu nedenle şeker hastalarının dikkatli yemesi gerekiyor.
8. GÜNDE 1 ARMUT YETER
Sarı yeşil sert yumuşak küçük büyük tatlı mı tatlı bir meyve armut. Üstelik yazın şifalı meyveleri arasında oldukça önemli bir yer tutuyor. Özellikle böbrek sağlığı açısından çok faydalı. Kalp çarpıntısını gideriyor sinirleri yatıştırıyor sindirim sistemini kuvvetlendiriyor. Zihni dinlendiren kabızlığa iyi gelen hamilelik bulantılarını önleyen armuttan günde 1 orta boy adet yemek yeterli. Atalarımızın dediği gibi “Elmayı soy de ye armutu say da ye!” Tansiyonu düşürücü etkisi olduğundan düşük tansiyonlu kişilerin ve şeker hastalarının armut yerken dikkatli olması gerekiyor. Armutun fazlası ishale de yol açabiliyor.
9. 1 İNCE DİLİMİ AŞMAYIN
Yaz mevsiminin olmazsa olmazı mis kokulu geleneksel meyvesi kavun. Kabakgillerden olan kavun ve karpuz ikilisinin adı çoğunlukla birlikte anılıyor hatta birbiriyle kıyaslanıyor. Kiminin favorisi karpuz kiminin kavun. Yeşil ve sarı rengiyle sofralarımızı tatlandıran kavun yaz sıcaklarında terleme sorunu yaşayanlar için oldukça faydalı. Kan şekerini düzenliyor tatlı krizine girmeyi önlüyor. Kalbi güçlendiren yatıştırıcı etkisi ile huzur veren ve kuru ciltleri nemlendiren kavun yaz aylarının serinleten ve vücudu da serin tutan lezzeti olarak öne çıkıyor. Buna karşın kavun ülseri ve sindirim sistemi iltihabı olanlara tavsiye edilmiyor. Şeker hastaları da fazla tüketmemeli. Günde 1 ince dilimden fazla da yememeli.
10. BÖĞÜRTLEN
Özellikle tam bir kanser savaşçısı olarak öne çıkan bir yaz meyvesi böğürtlen. Yapılan araştırmalar böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin gelişimini engellediğini hatta küçülttüğünü ortaya koyuyor. Kendine özgü göz alıcı rengiyle tezgahlarda dikkat çeken böğürtlen vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı oluyor. Güçlü bir antioksidan özelliğe sahip C vitamini açısından da zengin bu şifalı meyve solunum yolları hastalıklarına karşı da fayda sağlıyor. Ormanlarda makilik alanlarda yol kenarlarındaki çalılıkların arasında sıkça karşımıza çıkan bu yabani meyvenin bir porsiyonu yarım su bardağına denk geliyor. Böğürtlenden bulunan salisilat benzeri kimyasal madde nedeniyle aspirine kaşı alerjisi olanların böğürtlen tüketmemesi gerekiyor. Böğürtlen iyice yıkanmadan tüketildiğinde ise ishale neden olabiliyor.